Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
15°C
İstanbul
15°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
14°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C

ADMİN

   

Hukukun Eğitici ve Onarıcı Adalet İlkeleri

15 Ekim 2026 19:09
2
A+
A-

Ali Rıza Malkoç

…

   Bir müzisyene, icra ettiği sanatın yerleşik kurallarla çeliştiği gerekçesiyle mahkemece edebiyat kitabı okuma yükümlülüğü getirilmesi; eğitici ve onarıcı adalet ilkelerine uygundur. Ancak terazi dengede durmalıdır; adalet önce yargının kendi mensuplarında tecelli etmelidir. Üst yargı mercileri, Yargıtay veya Anayasa Mahkemesi kararlarıyla açıklanan, “Keyfilik” tespitleri, vatandaşın hukuk güvenliğinin teminatıdır.

   Millet adına hüküm kurarken, hukuk devleti ilkesini, yasa hükümlerini ve yargı etiğini mükerreren (en az üç kez) ihlal eden hâkim ve savcılara da HSK tarafından; felsefe, mantık, yargı etiği, insan hakları, metodoloji, sosyoloji ve edebiyat alanında akademik okuma ve raporlama  idari yaptırımı uygulanmalı ve bu kararlar şeffaflıkla, aleniyet ilkesi gereği kamuoyuna duyurulmalıdır. Aynı ihlaller savunma makamınca sergilendiğinde ise Türkiye Barolar Birliği, meslek mensuplarına benzer bir fikrî rehabilitasyon yaptırımını işletebilmelidir.

   Sanatçısına okumayı ceza sayan bir adalet düzeni, kendi uygulayıcılarının felsefi, akademik ve mantıksal yetkinliğini sorgulamaktan, onarmaktan ve terbiye etmekten geri duramaz. Yargının niteliği, ancak yargı mensuplarının mantık ve felsefeyle sürekli tahkim edilmesiyle korunabilir.

   Hukukun sadece kanun ezberlemek (mekanik bir işlem) olmadığı; edebiyat, mantık, felsefe ve sosyolojinin yargı mensubuna insan ruhunu, toplumsal gerçekliği ve empatiyi kavrattığı unutulmamalıdır.


Bu yaptırımın hayata geçebilmesi için ilgili meslek kanunlarında yapılacak yasal bir düzenlemeye ve yasa önerisine ihtiyaç vardır.

   50 yıl önceki, aşağıdaki Yargıtay İçtihadı da bu talep ve önerimizi gerekli kılmıyor mu?

“Yargıtay 1.HD., 31.12.1976 T.,1976/9370 E.,1976/13138 K. Hakim; insana, tabiata, olağana, gerçeğe uygun bir biçimde; katı kalpler ve katı kalıplar içerisinde sıkışıp kalmadan, uyuşmazlığa, İNSAN KOKUSU taşıyan bir çözüm getirmek zorunluluğundadır.”

Samsun, 15.10.2026

Yazarın Diğer Yazıları
27 Aralık 2025 22:03
15 Aralık 2022 23:27
13 Haziran 2022 21:43
21 Şubat 2023 14:23
27 Mayıs 2022 11:34
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.