Sulu sepken bir yağmur başladı güneşli dallarda kuşlar yuvalarına çekildi. Sevgili, haber yok senden günler aylar geçti mevsimler değişti gelmedin Eylül’de yeşerdi asmalar saklayıp karabüzgülü üzümlerini allanır elma ağaçlarda senin yanaklarındır Dağlar yankılanır yalnızlık sesimden can çekişir yüreğim yokluğundan sevda çığlıkları düğümlenir dilime süpürür aydınlığımı kızıl bir rüzgar hoyrat akarken...
ÜZÜLME Üzülme ! Yalnız değilim. Yüreği yavan insanlardan geçince, kuşlar yoldaşım oldu. Hem canım da sıkılmıyor artık. “Yere düşen her yaprağın hazin bir hikayesi varmış” diyorlar. Senin kadar güzel masal anlatamasalarda, vakıt geçiyor işte. Gündüzler kısa burada, tek sıkıntım uzun gecelerde. Bıraz da soğuk ve ayaz var, bilirsin sevmem...
Mecnun düşmüş çöllere bulmak için leylayıFerhat şirin uğruna delmiş dağı kayayıBen nasrettin misali ummalara mayayıÇalıyorum umudum son tepenin ardında Sığmayarak kabıma dolup dolup dolup taşarakÇileleri dertleri birer birer aşarakDinlenmeden durmadan çılgın gibi koşarakGeliyorum umudum son tepenin ardında Çaldığım kapılarda gözlediğim yollardaBin umutla iplikler bağladığım dallardaTuttuğum her dilekte baktırdığım fallardaDiliyorum umudum...
Bakmadın göz bebeklerime Anlamak istemedin bakışlarda manayı Binde bir ihtimal dahi vermedin Öylesine girdin ki kalbime Bir daha çıkıp gitmedin Bende karşılığını istedim Gönlünde sana yer yok dedin Oysaki Tutkularım seninleydi Hayallerim seninleydi Özlem dolu bir serüvendeydim . Özlemlerime sükut Hayallerime kor Umutlarıma dekor oluyorsun Yalnızlıklar içinde bırakıyorsun Karanlıklara gömüyorsun...
SOSYALİZM VE DİN Sosyalizm… Sosyalizmin yaprak biriktirdiği yıllar… Sosyalizmle işçiler altın çağı hayal edip duruyorlardı. İşçi sınıfını devrimlerle yaratmak istiyorlardı. Yıllarca gerçekleştireceğiz derken, pinpon topu gibi zıplayıp durdular… Her zıplama sosyalizmi istikbale taşan bir ümit idi. Aslında Sosyalizmi belli bir coğrafyanın anlatılan masalı olmaktan kurtarmak istiyorlardı. Gençler inanmıştı. Gençler inandıkları...
MÖ 1500 yıllarında, Ege Denizi’nin masmavi sularında Selene Adası adında küçük bir ada vardı. Bu ada, bereketli toprakları ve zeytin ağaçlarıyla kaplıydı. Adada Selene adında güzel bir prenses yaşıyordu. Prenses Selene, bilgeliği ve güzelliği ile tüm adada seviliyordu. Bir gün, Selene denizin kıyısında yürürken, uzaklardan bir şarkı sesi duydu....