Yorulmuş Yusuf Değirmenci Üzerinde nice ayaklar gezmiş Uzayıp kıvrılan yollar yorulmuş Nice cümleleri yan yana dizmiş Dudaklar yorulmuş diller yorulmuş Tırnak,tırnak yırtmış kara toprağı Ter ile yoğurmuş bahçeyi bağı Karnının doyduğu yerdir otağı Çile yükü çeken kollar yorulmuş Yorgundur ey dostlar insanlık yorgun Sevgiyle dolacak gönüller kırgın Fitne türeyeli,...
Hangi aşk’tı, sana böyle yazdıran ? Yüreğini parça parça, edip ezdiren Yaşamaya küstürüp, belki bezdiren Neydi ah ettiren, bu kadar USTAM Naif yüreğini incitmişler ! Ustam senin Ahu figan ederdi ! GÖRDÜM TELLERİN Eğer başkasını ! SARARSA KOLLARIN KİME İDİ KAHIRIN ? SÖYLE BE USTAM Sazın dile gelmiş, nasıl söylemiş...
Kırarım bugün camı çerçeveyi Yıkarım seninle kurduğum hayelleri Yaktım yıktım tüm yaşanmışları Sildim bir kalem de her şeyi Sen gidince Yıkıldı yıkılmaz sandığım güvenim Nasılda inanmışım o sahte gülüşüne Sevgiyi hissetmiştim oysa o gözlerinde Yanılmışım sana bir kere Hançer sapladın bedenime Ne yaralar açtın 0 seven yüreğime ...
Ömrüme ekilmiş çeşit çeşit hüzün Hasat vakti geldi… Kalbimde öyle bir sızı ki ! Gözlerimden bir şey süzülüyor İçim acıdan şekillenmişken ! Mutluluktan bahsetmek mümkün değil ki..! Yok gibi yaşamak… Var gibi sevmek … Ne demektir bilir misin..? Gecenin içinde güneş kadar ölüyüm ! Korkma ,yüzüme bak ! İşte böyle...