Hasan Çapik’ten Yeni Şiir Kitabı: “Yüreği Ağzında Yeryüzü”Şair Hasan Çapik, derin felsefi izlekleri ve toplumsal duyarlılığıyla dikkat çeken yeni şiir kitabı“Yüreği Ağzında Yeryüzü” ile okurlarının karşısına çıkıyor. Mayko Kültür Yayınları’ndançıkan bu eser, 96 sayfa ve 52 şiirden oluşarak, duygusal ve düşünsel yolculuğa çıkarıyor.Hasan Çapik’in lirik şiirleri, insan, doğa ve tarih...
Ben gazla çalışırım Hani arabaya koyulan Benzin gibi Benim depomu doldururlar gazı Yakarlar içimdeki fitili Elektriğin olmadığı zamanlarda Beni çok kullanırlardı Çoğu köylerde Bazen karatren gibi Simsiyah bir duman çıkarırım Arada bir de gaz kokusu salarım Arabanın egzoz dan çıkan duman gibi Uzun bir şişem vardır Vapur bacası gibi O...
Edremit ve Körfez Altın oluğundan bir gece Uzanakalmış karanlık, deniz üstüne; Ben ve benliğim şezlong üstüne.. Seni özlemeler her bir kez. Öyle ışımaların var ki incim incim Gözlerim; Düştü düşecek yıldızları, Büyüsünden tutup kendince, Morfinli dalgaların peşrevinde sicim sicim Toplama gayretinde.. Vizesiz yokluğun, Çengel kancası ; Yuğ ayininde Kulak patlatan...
Bir başka oluyor Seyr-ü seferde seni özlemek Kokunu uzaktan koklamak Seni rüyamda gördüm Hayal edip seninle yaşamak Sen bir başka şehirsin Hey dünya başkenti Aziz İstanbul Senin güneşin gibi batmıyor Nedense buranın güneşi Hasretin hiç yakmıyor Be güzel İstanbul Hele akşam sefası hiç yok Buralar da be İstanbul Senin akşam...
Gitmeliyim Ömrümün kaçan zamanını yakalamak için bir yerlerde Körleyip şu ipe sapa gelmeyen kalbimi bir süreliğine Gitmeliyim Hiç kimselerin tanımadığı, bilmediğim uzak bir şehire. Tek celsede boşayıp dünyayı Kendi halinde , boşvermişliğin kuş tüyü hafifliğiyle Gitmeliyim Yok sayın beni Unutu verin suretimi Bırakın da kendime ettiğim eziyetlerle yüzleşeyim Bırakın da...
Som baharın sırası… Perdesiz pencereden yansıyor duvara Nefti yeşil bir hatıra. Korkusuz ama acımtrak… Sarsak adımlarla giriyor koynuma , Dolaşıyor damarımda ölümün kabarcığı.; İstim üstünde çağırgan toprak. Devinen düşlerin arasında Sarkık birkaç kırağı. Böyleymiş demek titreyerek harlanmak. Esamesi okunmayan bir yaz artığı, Bir minnacık yanılsama illa ki hayat. Ne mümkün...
Bir gün senle buluşsak Bir şiir yazsam diyorum el işi kağıdına Peltemsi kelimelerle durulasam göğsünü. Bir galon benzin döksem günahlarına Girsem sevaba . Doyumsuz kelebekler çıkarsam parmaklarının arasından Gök gürlese kepenklerini indirse bulutlar Gülüp söylesek aleni Dokunsa dil uçları mesafelere Dişler mine mine çatlasa… Perilerin gülüşü kadar güzel koktuğunu, Saçının...
Beni asla bırakma, dediğin an, Yüreğimde yankılandı o sıcak ferman. Her nefeste sen, her adımda sen, Bir ömürlük sevda, hiç bitmeyecek düğün sen. Gözlerin bir deniz, içinde kaybolurum, Ellerin bir bahar, dokunduğunda doğarım. Her kelimen bir yıldız, karanlığımı aydınlatır, Seninle geçen her an, ömrüme bahar katılır. Beni asla...
I.VOLTA Keşkeler tortusudur aşk. Siyatik… her keşkenin bakiyesi. Yokluk yolunda Senin namına , Ben mahkumum zindana en aşkın dozda. Yaşadım sanmasın kendini, Zindandan kahraman çıkmayan. Siyatik… Senden geçesiye kadar Labirent… Çaresiz ve dar. II.VOLTA Yılmaz bir yılgınlık var esasımda Kırılmaz bir kırgınlık esasında Çelimsiz bir sevda esnasında Didiklediğim arş-ı alemde...
ÇİLELERİN ÇINARI /Yetimlikten vekilliğe/ VE GANİ AŞIK ^^^^^^^^^^^^^ Ali Rıza Navruz Söz konusu kitap, 5 Aralık 2004 günü yazarı tarafından imzalanmış halde kucağıma kondu. 9 yaşında yetim kalan bu yoksul ve eğitimsiz köylü çocuğun (o zamana göre) yaşanmış hayat hikayesi oldukça ilgimi çektiği için kitabı okuyup bitiremeden elimden bırakamadım doğrusu…...
Kırık bir akşam bıraktım avuçlarına, affet beni Bir tomar umut süpürdüm halı altına Sünger kullanan devşirmeler getirdim uzaklardan Sünger pişmanlık demekti çünkü bağışlanma yortusunda Güneş yatağında kavruluş seansı beş öğün! Oysa ne hoş yakalamıştım Yesrib ikliminde, gül demi! Bülbülce sesin var ki vahalarda düğün Ne hoş kondurmuştun yüz görümlük, Rüzgarın...