Bir sızı, Aniden bir sızı, Tam göğsümün orta yerinde Değil, biraz solunda Yani göğsümün sol yanında Sol mememin altında Yokluyor beni ara ara. Hafifçe yoklayıp geçerken Bazen, Çok derinlerde, Bir şey hatırlatırcasına Cendere gibi sıkıyor meret sol yanımı. Sol mememin üzerini ovalıyor Acımı kimse görmesin , Kimse bilmesin diye Hafifçe...
İLK YAZ GECESİ /Mensure/ ^^ Karanlığın koynundan çıkıp her gün doğuyor güneş. Ve sonra da batıyor Gamzekız. Arasında sıkıntılı saatler. Belki yavaş, ama geçiyor. Devamlılık süreci içinde zamanı; mazi, hâl ve istikbal parçalarına bölmek geliyor içimden! Bölemiyorum… Canım sıkılıyor nedense, çok şeyler yapmak istiyorum, ama imkânsızlıklar bir Erciyes gibi yükseliyor...
Çöl gibi Urfa sıcağında Aylardan temmuz temmuzda Bu havada üşünür deme bana Üşüyorum anne yüreğim üşüyor Bedenim cehennem sıcağında Yüreğim ise kuzey kutbunda İnsanlar birbirine ne kadar soğuk Kalabalıklar içinde yalnızlıktan Üşüyorum yüreğim üşüyor anne Merhamet sanki kaybolmuş İnsanlık bu diyarları terk etmiş Sanırsın dünyayı uzaylılar istila etmiş Ruhsuz kalabalıklar...
SİNEK VE BEN Oturmuş yağlı ekmek çay içiyorumSinek dolar her yanımaBirden öfkelenir kızarım onlaraBir an gelir pişmanlık duyarım dünyaya Bende onlar gibi ekmek kavgasındayımOnlarda benim gibi yemek zorundaBen kovulurum dev şatosundanAma kovmam onları kendi aşımdanBir miligramlık nimet hakları varsa Bakın bakınBana pis deyip attılarPis pise yakışıyorsa bu garip dünyadaOnlar bana...
Sensiz geçen gecelerde Ateşin alevleniyor yüreğimde Dumanından boğulur gibi oluyorum Yüreğim daralıyor Nefes almakta zorlanıyorum Bir an duracak gibi oluyor kalbim Acılar İçinde kıvranırken Hayalin geliyor gözlerimin önüne O kadar güzelsin ki Seni o kadar çok sevmişim ki Dalıyorum hülyalara Acılarım diniyor o güzel dudaklarınla Sanki üflemiş de Yaktığın ateşin...