
Zeliha Erdogan Demir
176 SAYFA
Biz Lider Ersan , Azime Matlı , Münevver Geniş , Gül Güleryüz , Arzu Ortaören , Bahar Esen ve ben yani Altın Kızlar okuma grubu olarak 10 Kasım’da Ata’mı anarak okuduk bu kitabı… Yazarın da dediği gibi burada asker, devlet adamı, kurucu Önder, Cumhurbaşkanı Atatürk değil, çocuk, genç, öğrenci, delikanlı, aşık, hasta Atatürk anlatılmış..
Bildiğimiz konuları yazar ustalıkla Ata’mın ağzından yazınca kitap bambaşka bir boyuta taşınmış. Altın Kızlar olarak Ata’mın o mavi gözlerinde kaybolarak, sıcacık sesini duyarak, boğazımız düğüm düğüm okuduk, Ata’mla sohbet ettik. Bu çok özel ve güzel bir duygu idi. Yazarda zaten okuyucuyu bu noktada fethetmişti… Bu kitap bir tarih kitabı yada siyasi akademik bir kitap değil, çoğumuzun bildiği şeyleri anlatmış yazar. Biz grup olarak okurken, kitabı yorumlarken değerli öğretmen/yazar Lider Erşan hocam dediki; yazar bu kitabı her yaş ve her eğitim seviyesindeki okur için yazmış. On yaşındaki çocukta okuyup anlayacak, yemeğini ocağa koyan ev hanımıda okuyup anlayacak, köşesindeki yaşlı çınarda okuyacak. Çok doğru bir tesbitti bu…
Kitapda ben iki eksik gördüm. Birinci Manastır İdadisinde öğrenci iken, Ata’ma sevdalanan Bulgar kızı Eleni’nin aşkı ki mektubu hala orada müzededir ve çok anlamlıdır. Öte yandan Miti’ye olan bitmeyen, yüreğinde saklı olan sevdasını okumakda ilginçti… İkincisi hastalığı ve ölümü ile ilgili farklı kaynaklarda belgeli ispatlı olarak anlatılan bazı durumlar vardı. Onlardanda alıntı yapılabilir yada bir imayla sezdirilebilirdi…
Sevgili Münevver yürüyen köşk yapılırken ağaç kesmemek için köşkün kaydırılması Florya’da değil Yalova’da olmuştu diyerek bir yanlışlığa dikkat çekti. Doğru bir tesbitti. Farkedilmeyen bir hata diyelim.. Evlat edindiği çocukları, kızkardeşi ile dalgalı ilişkileri, tabi ki kişiliği ve donanımı ile Ata’mı etkileyen Latife hanım… Fikriye… Kendi dilinden etkili bir şekilde anlatılmış evlilik için belkide zaman ve zemin müsait değildi, ağır yükümlülükleri vardı. Sıradan bir evlilik olamazdı, olmadı da ancak birbirlerine olan saygı ve yaşanmışlıklara olan sadakatleri takdire şayan…
Ve Hatay.. Şahsi meselesi… Son çırpınışları… Ve hastalığı… Çevresindekilerin çaresizliği… Kendisinin ne olduğunun farkında olması…. Kaçınılmaz son…. Tam bir duygu seli ile okuduk… Yazar her daim yalnız olan Ata’mın iç sesini duyurdu okuyucuya… Bana göre ise o yalnız değildi, koskoca bir millet vardı arkasında ve yanında… Belkide yalnızlığı zamanının çok ötesinde, çok ileri görüşlü olmasının, çok okumasının, araştırmasının verdiği kişisel bir özellikti… Grup olarak yazarın çok iyi kitapları olduğunu, ancak son birkaç kitabında bişeylerin eksik olduğunu, bu kitapla ise okuyucuya çok farklı duygular yaşattığını konuştuk… Her daim izinde, ışığında, gölgesinde olmanın gururu ile yüreğimizdeki acıyla O’nu bir kez daha andık….
“Zaman her birimizi acımasızca yontacaktı…”
“Kaderlerimizi kararlarımız tesbit ediyordu.”
“İyi bir koca olamadım ama çok çocuklu sevecen bir baba oldum…”
“Görüyordum ki büyük savaş sonunda kurulan yeni düzende artık İmparatorluklara, Krallıklara yer yoktu, dünyanın güçlenen yeni Devletleri birer birer Cumhuriyet rejimine dönüşmekteydi…”
“Ama ben bilirim hainler çıkacaktı… Emperyalistlerin önlerine atacakları yemlere kapılanlar, eğitimsiz kitleleri Allah ile kandıranlar, Cumhuriyet düşmanları çıkacaktı…”
“l. Dünya savaşı sonunda vatan bellediğimiz toprakların hepsini teker teker kaybetmeye başladığımız günlerde çok düşünmüşümdür, peygamber sancağını korumakiçin Afrika’da ölümü göze alan Türk askerini; menfaatleri uğruna ingilizlere yanaşan ve bizi arkadan bıçaklayan Araplar için savaşarak gücümüzü böleceğimize tüm kuvvetlerimizle Rumeliyi kurtarmaya odaklansak Balkan faciası asla yaşanmayacaktı…”
“Hayaller gerçekleştirmek için kurulurdu, her ne kadar zor, hatta çılgın dahi olsalar!”
“Savaş insan eliyle hazırlanan bir afettir.”
“Odam birden nereden geldiğini bilemediğim bir ışığa boğuldu. Yatağımın çevresindeki dostlarımın suretleri bu nurlu aydınlıkta teker teker silinirken ben ışığa doğru su gibi aktım.
Günlerden Perşembe’ydi.”
Sağlıkla, kitapla ve sevgiyle……