Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Çok Bulutlu
17°C
Pazar Hafif Yağmurlu
18°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
19°C

ARZU’NUN KİTAPLARI: ÖRÜMCEK AĞINDAKİ KIZ

ARZU’NUN KİTAPLARI: ÖRÜMCEK AĞINDAKİ KIZ
30 Ekim 2026 11:11
4
A+
A-

ARZU ORTAÖREN

…

ESER: ÖRÜMCEK AĞINDAKİ KIZ
YAZAR: STIEG LARSSON & DAVID LAGERCRANTZ
520 SAYFA

#MilenyumKızları
#Ortakokuma
#Okudukbitti

“Hasta bir dünyada yaşıyoruz.”

Mikael Blomkvist, yapay zekâ konusunda dünya çapında tanınan İsveçli bilim insanı Profesör Frans Balder’den beklenmeyen bir telefon alır. Bir yardım çağrısıdır bu telefon. Balder, yeraltı siber suç örgütleri ile istihbarat teşkilatlarının peşinde olduğunu ve ölüm tehlikesinin bulunduğunu düşünmektedir. Çünkü geliştirdiği yapay zeka programı yanlış ellere ulaşırsa dünyadaki tüm savunma ve nükleer sistemler tehlikeye düşecektir. Bu bilgileri korumak adına kendine yardım edecek tek isim de Mikael Blomkvist’tir.

Mikael Blomkvist için kurucusu olduğu Millennium dergisinin içine düştüğü zor durumdan kurtaracak bir haberin kokusudur Profesör Balder’den gelen telefon. Görüşmeyi kabul eder fakat geç kalmıştır. Buluşma yerine geldiğinde Profesör çoktan ölmüştür ve bu vahşi cinayetin tek tanığı Balder’in otizmli oğlu August’tur. Küçük çocuğu korumak ve katillere ulaşmak konusunda ise devreye dahi kızımız Lisbeth Salander girer. İstekleri dışında da olsa Mikael ve Lisbeth yeniden iş birliği yapmak zorunda kalırlar.

Kitabın en can alıcı noktalarından biri belkide en heyecan verici kısmı Lisbeth’in yıllar sonra ortaya çıkan ikizi Camilla ile yüzleşmesiydi. Çünkü Camilla, babaları Zlatanov’un suç imparatorluğunu devralmış acımasız bir liderdir ve Lisbeth’ten intikam almak istemektedir.

Serinin dördüncü kitabında heyecan yine devam etti. Üstelik ilk kitapların yazarı Larsson’un vefatının ardından Lagercrantz tarafından kaleme alınan hikayeye birazda tereddütle yaklaştık. Aynı anlatım, aynı akıcılık olacak mı diye. Ama boşa bir tereddütmüş bu. Yine heyecanla, merakla ve oldukça büyük bir hızla okuduk bitti. Sevgili Bahar ve Zeliha, eşlik ettiğiniz için kocaman teşekkürlerimi yolluyorum her ikinizede. Diğer kitaplarda ağırlıkta olan politik yolsuzluklara bu kez dijital çağın gizlilik ve güvenlik açıkları, yapay zekâ, siber casusluk, küresel veri güvenliği ve devletler arası istihbarat savaşları eklenmiş. Lisbeth ve Camilla arasındaki ezeli rekabet, neden bu kadar birbirlerine düşman olduklarını öğrenmek oldukça heyecan vericiydi. O halde yeni ayda beşinci macera ile okumaya devam diyoruz.

Kitapta en çok ilgimi çeken Balder’in otizmli oğlu August’un Savant Sendromu’ydu. Nedir bu sendrom derseniz, internetten aldığım kısa bir açıklamayı eklemem gerekecek.

  • “Savant sendromu, genel zeka düzeyi ortalamanın altında veya otizm spektrum bozukluğu gibi nörogelişimsel yetersizlikleri olan kişilerin; müzik, sanat, takvim hesaplama, matematik veya hafıza gibi dar ve özel bir alanda olağanüstü (deha düzeyinde) beceriler göstermesidir. Otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin yaklaşık %10’unda görülür; savant vakalarının yaklaşık yarısı otizme, diğer yarısı ise farklı gelişimsel bozukluklara veya beyin hasarlarına bağlıdır. Erkeklerde kadınlara oranla 4 ila 6 kat daha fazla görülmektedir. Doğuşundan itibaren (konjenital) olabileceği gibi, sonradan yaşanan bir beyin travması veya hastalığı sonucunda (edinsel) da ortaya çıkabilir.
  • Yine kitapta bu sendroma sahip ve dünyaca bilinen isimlerde yer alıyor.

Laurence Kim Peek (11 Kasım 1951 – 19 Aralık 2009), Amerikalı savant. Olağanüstü bir hafızaya sahip olduğu için Megasavant olarak tanınmaktadır. Beyninde doğuştan gelen bir gelişim bozukluğu sonucu fotografik hafızası aşırı gelişmiştir. Ayrıca sosyal alanda sorunlar yaşamıştır. Rain Man filminde Dustin Hoffman tarafından canlandırılan Raymond Babbitt karakterine ilham kaynağı olmuştur. 
Leslie Lemke  (Ocak 1952 doğumlu ) müzisyen olarak yaptığı çalışmalarla tanınan görme engelli bir Amerikalı savant sendromlu bir dahi.
Stephen Wiltshire (d. 24 Nisan 1974), Britanyalı mimari sanatçı ve otistik savanttır. Sadece bir kez gördüğü manzaraları hafızasından detaylarıyla çizebilme yeteneğiyle tanınır.
Nadia Chomyn (24 Ekim 1967 – 28 Ekim 2015) Nottingham’da doğmuş İngiliz otistik bir sanatçıydı. Hem zihinsel hem de motorik olarak ciddi derecede engelli kabul edilen Chomyn, özellikle at ve horozları konu alan gerçekçi çizimleriyle tanınır.

1984, Yıldız savaşları, Ben Robot, Karısını Şapka Sanan Adam, Hayvan Mezarlığı kitapta bahsi geçen kitaplar. Son olarakta yıllar önce severek izlediğim “Yağmur Adam” filminden bahsedilmiş kitapta diyor ve bu seriyi mutlaka okuyun diyerek çok uzattığım yorumumu bitiriyorum. 😉😉

LÜTFEN KİTAP OKUYALIM!!!

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.