Ahlak yoksa ahlak…! Beden, abdest mi tutar…; Abdest…., Abdest olur mu ki, o zaman…?! Zàten riyã dolu…, Koskoca bir zahmetle…, Taşınması; Nâfile bir yük.. .! Etmedikçe sahibi…, Edep için…., Tövbeyi istiğfâr…. Ahlaksızın…; Ne abdestini, ne secdesini; Etmez ki kâbûl…, Vallâhi toprak bile o zaman… ! Böyle bir cesedin varlığı…, Leşten...
Beni yıllarca kandırdın sen. Seviyorum deyip, yüreğinin bir kenarında hep başkalarına da yer açtın. Hiç bir zaman benim sevgimle yetinmedin sen. Başka sevda arayışların hiç bitmedi. Arzuların hiç sönmedi. Seni beklediğim gecelerde gelmediğin zamanlar hep yalan söyledin. Ben sana inandıkça, ben sana güvendikçe sen kendi gönlünde kendini büyüttün, ben küçüldüm....
Kendine özgü bir sanat tasarımcısı, özgün bir ressam İmren EROĞLU. Bugün ikinci kişisel sergisini açmış. Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde açılan sergiye ZAMANİN ÖTESİNDE adını vermiş. Geçmişten geleceğe uzanan sonsuzluğa, sonsuz bir yolculuğa vurgu yapmak istemiş. Ormanda gezerken gözüne çarpan bir odun parçasını, bir ağaç kütüğünü, deniz kıyısında sahilde yürürken...
Ne zaman aklıma gözlerin düşseBakarım semaya ağlar dururumHalimi yıldızlar biraz bölüşse Yoksa ben yaşamam çabuk ölürüm. Şarkılar söylerdi bülbüller güle Kokunu verdim ben rakseden yele Yeşildi bağbanım kolaymı dileCan suyum kesildi çabuk kururum Benim bu halime özge can ağlar Yapayalnız kaldım hanüman ağlar Bakmayın yüzüme içim kan ağlar Yerlere serildi...
PEŞİMDE Peşimde hayallerimin belli belirsiz gölgesi Ay şavkında loş değil, bozuluyor dengesi Umutlar bir bir soluyor, susuz çiçekler misali Dökülen her bir yaprak , işte o anın belgesi İçimde sessiz sedasız deli bir rüzgar, hafiften Fırtınalar kopar mı bilmem, áfáki bir de keyiften Bulanık bir sis bulutu ile gözler görmez...