İnsanları anlamak ve çözmek için uzun bir ömür gerekir, yine de insan oğlunu anlayamazsın çözemezsin de insanların huyları soyları artık eskisi gibi değildir. Bir söz versin sözün de dursun, sözün de duran insanlar yok bin de iki çıkar ve ya çıkmaz da günümüze baktıkça sözünün eri tanımı çok eskiler de...
VERTEKS VE HUŞU YUSUF GÖKBAKAN … Huşu ile dinliyorum gözlerini çok uzaklardan Sarhoş bakışların kadar sarhoşum burda; Mey gibi gülüşün var. Hastayım üstelik, Tutmuyor elim ayağım, Titreğim savruk tipi, Hazin kar kadar. Aldırışsız bir tutum içinde Galad sözler düşürüyorum an be an Kağıtlar uçuşuyor, imzasız vaatler; Düzlemine sirayet eden salınışlar…...
Büyüyen yaşların büyümeyen çocukları burada mı? Hani şu her sene bir rakam devirip de içinde pembe pamuk şeker yiyen kesim, bir an evvel 18 yaşında olmak istiyorum deyip 18’den sonra sayıları geri saran. Eğer sen de onlardan biriysen çek bir sandalye geç otur karşıma konuşalım. Ben geceleri saymaz isek 14’ünden...
Kalbin neresine Hangi kem sözle vurulunca Nasıl tık diye kırılır İşi iyi bilmek gerekir *** O lafı bulmak Tam zamanında Tam yerine oturtmak *** Sen ben yapamayız Usta işidir Kalp kırıp parçalamak… Barbaros İrdelmen
Dün bir dostumdan haber geldi. Dostum beni okumak istiyormuş. Okumak istemesi dostça bir arzu… Zaten yıllarca dostlar tarafından anlaşılmamanın acısı içindeyim. Anlaşılmanın acısı içinde iken, bu dostum nasıl beni okuyacak ve nasıl tanıyacak? Bu arkadaşa vereceğim yanıtlar şimdi aklımda saklı kalmaktadır. Ama arkadaşa sorabilirim; fikri hayatımda geçtiğim merhaleleri anlayabilecek mi?...
çok sefil kapı tokmağı çok süslü nane sohbeti taze tepelenmiş ot ciğeri çok karışık dua ekmek kuş oldu kuş ekmek oldu ölüm ölüm gelsene açlığın adıyla işte Angola açlığın adıyla analar yanlış doğuruyor açlığın adı çoçuklar… açlığın adıyla afrikalı olabilir misin tanrım açlığın adıyla bak ! gördün mü ; nefesiyle...