Ant İçtim Bil ki senden önce sararmış solmuş kurumaya yüz tutmuş çiçektim Gelişinle yeniden yeşerdim rengarenk muhteşem bir bahara erdim Sen de beni sevince kalmadı gamım tasam kederim bir tek derdim Her sabah bahçelerden çiçekler topladım geçeceğin yollara serdim Senin aşkınla her zaman her yerde göğsümü gururla onurla gerdim Sen sevgi olsaydın ben seni gönül bağıma inan ki ömürlük ekerdim Senin yanında olsaydım güz mevsiminde bile harika bahara ererdim Ben bir sevda rüzgarı olsaydım senin gönül dağında delice eserdim Estikçe derin sevgimle efsanevi aşkımla ayaklarını yerden keserdim Ömrümce seni sevmeye ant içtim yemin ettim kendime söz verdim Ölünceye dek senden seni sevmekten vazgeçersem eğer namerdim
Yazmak istiyorum. Yazmak istediğim yazı yazılmıyor. Neden yazılmıyor? Hiçbir heves yok içimde. Hiçbir konu yok önümde. Zihnim karmakarışık ve çok durgun… Zihnimde titreşen fırtınalar var. Bu fırtınalar nasıl ve ne zaman dinecektir? Bilemiyorum. Şu an hiçbir şey bilmiyorum. Kedi gibi yaşamak, ağaç gibi kurumak… Ben ne bir kedi, ne de...
Didim kent meydanındayım. Yaklaşık bir haftadır akşamları Akbük’ten buraya gelip gitmekteyim Didim şairler ve yazarlar platformu etkinliğindeyiz. Didim yerel yönetimince (Belediye) masalar, sandalyeler tahsis edilmiş, her bir şair ve yazar için. Masa üzerinde kitaplarım ve bir de kalem. Olur ya hani, kazara satış sonrasında imza atabilirim mantığıyla. Oturmuşum sandalyeye, kitaplar...
Bartın Ağlar Ülkem Ağlar . Hüzün geldi çile oldu Medencinin rengi soldu Yürek yandı canlar için Yaşlarla bak gözler doldu . Yürekler yasa büründü Kırk bir ocak birden söndü Anaların içi yandı Yaşlarla bak gözler doldu . Feryad figana karıştı Herkes zamanla yarıştı Vakit geçti yüz buruştu Yaşlarla bak gözler...
Birgün gelir giderizBuralardan AsumanZamanı değil şimdiBak ortalık toz duman Çıkar ot’lu peyniriGözüm çayı’da demleYeşil zeytini de koyHasret giderek böyle.. Gurbet akşamlarındaÜşüdün hep yanımdaGideriz zamanındaSen üzülme..Asuman Burnumuzda tüterdiYanan sobada tezekKim derdi ki! hiç bunlarBunlar başa gelecek Bilal Sili& Aşık Alemi &(29/09/06)
Ali Rıza Navruz ^^ “Bir dokun bin âh işit kâse-i fağfurdan” diye herhalde bu hâle denir diye düşünüyorum kendi kendime. Şâir yılgın, bitkin, mahzun, yorgun, kırgın… Ve bütün hayalleri girdaplı sulara düşmüş! Şaşırmıyorum elbet bu durumuna şairin. Hatta onu anlıyorum. Çünkü hâlâ “Mânî oluyor hâlimi takrîre hicâbım” şarkısını gecelerin koynunda...
Gördüğüm göz,aldığım nefes,yüreğimde esen deli poyraz misaliiçimi ürperten ses kadaryakın bilirdim seni. Heyhat… geç anladım.Tatlı hayaller yüküymüşbana ait su götürür hislerin.”İkimiz için de doğrusu bu.”Dediğini duyar gibiyim.Bir sor!Ne olur, bir sor.Nereden biliyorsun doğrunun bu olduğunu?Doğruyu isteyen var mı senden.Senin olsun doğruların.Lütfedip bir sor.Ben, seni gerçekten sevmiştim be!Sen inanmasan da …hem...