Bendim gecelerin uykusuzluğuna direnen Kaldırım taşları oldu yastığım Seni görmek için katlandım ayazlara Pencerenin önündeki karartı bendim Gaipten duyduğun sesler Kabul edemediğin sevgili Bendim beynine giren ben Hiç farkında olmadın mı
Seni bekledim sokak başlarında Bir umutla dolandım caddeleri Doğrusu kıskandım sevgilileri Kenet kenetti elleri Işıl ışıldı gözleri Dopdoluydu yürekleri Sen kıskanmadın mı
Kıskanarak onlara baktığım bir anda Seni gördüm birden bire karşımda Ezildi yüreğim ayaklarının altında Hissetmedin mi yüreğimdeki burukluğu Duymadın mı derinden ah çekişimi Ben sana tutkunum anlamadın mı
Gözlerim, güne gözlerinde uyandı. Ardımda duran mezarlar ,diriler / ölüler, Tenime dokunmadı/ dokunduğun gibi … Terin / Terime her gece kavuştu. Gözlerin hiç gitmedi, gözlerimdeyken , Birlikte ateşe yürüdük , birbirimizi biz yaktık. Tüm meselaları ben söyledim. Sokak köşesinde eğik boynumla , Pencerende savrulan saçlarını sevdim. Gözlerin “mesela” hiç görmedi...
Sırtında tulumun, elinde mikron Gözün, binde bir’lik işlerde usta. Titiz olmak gerek diyorsun ya hep Yiv, set hatvesinde; dişlerde usta. Kabulüm, emektir üretken gücün Ürüne dönüşür terle, sevincin Özgürlüğü kavramışsa bilincin Emperyal de kim oluyor, be usta? Bakma, öylesine kirlendiğine sende, yıkanınca temizlenirsin Sıfatımız olmuş püripak amma! Ya ruhu, ne...
Biz şairlerin ozanların zor bizim sanatımız Çünkü halkın derdi ile dolu omuzlarımız Onların dertlerini biz yazarız Dertlerini çalar bizim sazımız *** Halkın derdi bizim derdimiz Onların dertlerini çalar söyleriz Dertlerini yazar şairlerimiz Onların dertlerini kendi derdimiz sayarız *** Biz halkın sesiyiz Onların kalemiyiz Silahsız orduyuz Gözüyüz diliyiz *** Halkın derdi...
Taş kentin arasında, umutla filizlenen bir sonbaharın son boy gösterişiydi dönümüne. Bahar yaklaşıyordu. Ağaç olma yolunda atılan tohumların yüzleri yavaş yavaş toprağa gülümseyen bakışları ile insanın içini ısıtıyordu. Toprağa damla damla düşen yağmur geriye aromatik huzur veren kokusunu gelişigüzel bırakıyordu. Yazın habercisi olan bahar tohumlarını insanın içine de düşürüyordu halbuki. ...
YARAP Ali Akın(Albazoğlu) … Yüreklerde yangın var, Söndürmüyor onu kar, Çayır çayır yanıyor, Acılar bir, dağ kadar. Yüreklerde ıztırap, Yuvamız oldu harap, Dayanılmaz bu acı, Sabır ver bize Yarap. 17.02.2023