Röportaj: Murat TOPÇU
Türk tiyatro ve televizyon dünyasının değerli isimlerinden Ayşen İnci ile oyunculuk kariyerini, hayata bakışını, gelecek hedeflerini ve sanat dünyasına dair düşüncelerini konuştuk. İşte keyifli ve samimi söyleşimiz…
Murat TOPÇU: Ayşen Hanım, oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?
Oyunculuk yolculuğunuz nasıl başladı? Bu mesleği seçmenizde sizi etkileyen özel bir olay veya kişi var mıydı?
Ayşen İNCİ: Altı aydır üzerinde çalıştığımız projeyi hayata geçirdik. ‘ayseninciakademi’ adında dijital eğitim programı hazırladık.30 videodan oluşan, istediğiniz yer, zaman ve tekrarlarla izlenebilecek çok zengin içerikli bir program. Ayrıca Türk-İran ortak yapım bir dizi ve kısa film çalışmam var.
Murat TOPÇU: Oynamayı çok istediğiniz ancak henüz canlandırma fırsatı bulamadığınız bir karakter var mı?
Bir gün mutlaka hayat vermek istediğiniz bir rol var mı?
Ayşen İNCİ: Sizinle aynı görüşü paylaşıyorum. Herkes gibi ben de eski dizileri özlemle arıyorum. Halkın kültür seviyesiyle paralellik gösterdiğine inanıyorum. Bu yüzden çok kaliteli işlerden se kolay anlaşılan, öfke, kıskançlık, kötülük gibi her insanda belli oranlarda var olan duyguları normal gösterdiği için herkesin kendini rahat hissettiği, anlamak için kafa yormadığı basit konulara yönlendiler.
Murat TOPÇU: Setler ve tiyatro sahnesi dışında nasıl birisiniz?
Günlük hayatınızda neler yapmaktan hoşlanırsınız? Kamera karşısındaki Ayşen İnci ile özel hayatınızdaki Ayşen İnci arasında nasıl farklılıklar var?
Ayşen İNCİ: Günümüzde artan maliyetler nedeniyle tiyatro yapmak çok zorlaştı. Salon kiraları özellikle çok fahiş fiyatlara yükseldi. Buna rağmen pek çok genç sadece tiyatro aşkıyla direnmeye ve güzel şeyler üretmeye devam ediyorlar. Ben sadece tiyatroya değil genel anlamda sanata, örneğin bir futbol kadar değer verilmediğini düşünüyorum. Yapay zekanın başaramayacağı bir alan olduğu için tiyatronun geleceğini umutlu görüyorum. Çok yetenekli gençlerin yetiştiğini görmek de umudumu pekiştiriyor.
Murat TOPÇU: Kendinizi üç kelimeyle nasıl tanımlarsınız?
Ayşen İNCİ: Çok fazla var ama birkaçını söylemek isterim. Salih Bademci, Kıvanç Tatlıtuğ, Öykü Karayel, Merve Dizdar, Ezgi Mola, Anthony Hopkins, Helen Mirren, Judy Dench,Al Pacino, Meryl Streep ..daha çok isim var. Ben H.Mirren, M.Streep’in oyuncuların çok etkileniyorum.
Murat TOPÇU: Hayatınızda geriye dönüp baktığınızda “Keşke” dediğiniz bir pişmanlığınız var mı?
Geçmişte değiştirmek veya farklı yapmak istediğiniz bir şey oldu mu?
Ayşen İNCİ: İran filmi “My favorite cake”, kitap ise Zeynep Oral “Hoş geldin 80 yaşım”. İzleyenlere sadece çok fazla okumalarını ve kaliteli işleri izlemelerini önerebilirim.
Murat TOPÇU: Hayatınız bir televizyon dizisi olsaydı adı ne olurdu?
Bu dizinin konusu nasıl olurdu?
Ayşen İNCİ: Kusursuz bir insan olmadığıma göre hatalarım, pişmanlıklarım elbette var. Zamanında yurt dışı imkanları kabul etmediğim için keşke dediğim oluyor bazen. Hayat bana, iyiden çok adil olmanın, güzel ve gösterişten çok bilgi, görgü ve zarafetin daha değerli olduğunu öğretti.
Murat TOPÇU: Bundan sonraki dönemde hedefleriniz ve hayalleriniz nelerdir?
Özellikle gerçekleştirmek istediğiniz yeni projeler var mı?
Ayşen İNCİ: Sadece sanatın diğer alanları olabilirdi. Resim, edebiyat, müzik, dans.
Murat TOPÇU: Sizce Türk dizilerinin dünya genelinde bu kadar sevilmesinin ve ilgi görmesinin sebebi nedir?
Türk dizilerini diğer ülke yapımlarından ayıran en önemli özellik sizce hangisi?
Ayşen İNCİ: Kaliteli, güzel işler yapmak. Henüz tamamlamadığım yazılarımı bitirip kitaplaştırmak. Uzun metraj film senaryomun hayata geçmesi çok büyük hayalim. ‘ayseninciakademinin’ çok fazla kişiye ulaşması ise şu an en büyük arzum.
Murat TOPÇU: Son olarak buradan hayranlarınıza, sizi yıllardır takip eden ve seven izleyicilerinize neler söylemek istersiniz?
Ayşen İNCİ: Onların sevgisine çok şey borçluyum ve bunun ne değerli olduğunun bilincindeyim. Beni izlemeye ve sevmeye devam etsinler.