Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
31°C
İstanbul
31°C
Açık
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Pazar Az Bulutlu
31°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C

Başarılı Oyuncu Naci ADIGÜZEL ile Söyleşi

Başarılı Oyuncu Naci ADIGÜZEL ile Söyleşi
A+
A-

Betül FIRAT: Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz.  Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Naci ADIGÜZEL: Adım Naci Adıgüzel. Ankara doğumluyum. Bütün formel eğitimimi Ankara’da tamamladım. Üniversite bittikten bir süre sonra, profesyonel turist rehberi olarak çalışmak üzere İstanbul’a taşındım.

Betül FIRAT: Oyunculuğa nasıl başladığınızdan bahseder misiniz? Hangi projelerde yer aldınız?

Naci ADIGÜZEL: Aslında “Oyuncu olmak, şarkıcı olmak, yazar olmak” gibi “Bir şey olmak” başlığı altına sıkıştırılan tanımlamalardan pek hoşlanmıyorum. Ama bundan kaçamıyoruz. Benim hayatım boyunca hiç mühendis olmak, mimar olmak, bir kuruluşta müdür olmak gibi hayalim olmadı. Buna karşılık, oyunculuğun, yazmanın ve şarkı söylemenin hayalini kurmak yerine, bunları doğrudan ve yavaş yavaş hayata geçirmeyi seçtim. Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sını ya da ne bileyim Anatoli Ribakov’un Arbat Çocukları adılı 600 küsur sayfalık romanını odamda, yüksek sesli, tek kişilik bir tiyatroda oynuyormuş okuyordum.

Şahika Tekand’ın Stüdyo Oyuncuları adlı tiyatro okulunda 3 yıl süren bir gerçekçi ve karşı gerçekçi oyunculuk eğitimi aldım. Çeşitli dizi ve sinema filmlerinde ana karakter olarak yer aldım. En çok bilinenleri, Muhteşem Yüzyıl dizisi ve Fetih 1453 sinema filmi. Muhteşem Yüzyıl’da Venedik elçisi Tomoso Mocenico ve Fetih 1453’te de ünlü Bizans Başbakanı Lukas Notaras karakterini canlandırdım. Bu arada 2 yabancı filmde ingilizce oyunculuk yaptım.

Betül FIRAT: Oyuncu olmak size ne gibi şeyler kattı?

Naci ADIGÜZEL: Kabuğumu kırmamı ve hayatın içindeki ayrıntıların farkına varmamı sağladı. Hepimizin içinde var olan o ürkek sanatçının, önce başını dışarı uzatmasını, daha sonra da hayatın içine “ben” olarak dalmamı sağladı. 2. Romanım Pornai’yi yazıp bitirdikten sonra, edebiyatla oyunculuğun nasıl da iç içe geçebilen, birbirini besleyen iki disiplin olduğunu daha iyi anladım. Bence iyi bir oyuncu ve iyi bir yazar, bir patatesin nasıl iyi soyulacağının, bir çorbanın yavaş yavaş içildiğinde, ondan alınan tadın nasıl arttığının da farkında olabilen kişidir.

Betül FIRAT: Oyunculukta karşılaştığınız zorluklar oldu mu?

Naci ADIGÜZEL: Her oyunda ve her filmde. Bütün film oyuncularının en çok yaptığı şey beklemektir. Bekleresiniz, hep beklersiniz. Bazen sette sabahlarsınız. Bir dizi de MFÖ üçlüsünün üyelerinden Özkan’ın (aynı zamanda oyunculuk da yapıyordu) odasında baskın yapacağım sahneyi çekmek için beklerken-artık sabah olmuştu- elimde silahla uyuyakalmıştım.

Bu gibi fiziksel ve organizasyonla ilgili zorlukları saymazsak, bazen yönetmenin kafasında yarattığı karakterle, sizin karakter analizinizin uyuşmadığı durumlar olabiliyor. Eğer yönetmeni, sizin yorumunuzun daha iyi olduğuna ikna ederseniz ne ala, edemezseniz onun kafasındaki karakteri oynamak zorunda kalırsınız.

Betül FIRAT: Oyunculuk yaparken sizi etkileyen insanlar oldu mu?

Naci ADIGÜZEL: Beni bütünüyle çok etkileyen bir insan olduğunu söyleyemem. Ama birçok kişiden az çok etkilendiğim, “Evet yahu, bu oyun bu şekilde de oynanabilir.” dediğim olmuştur.

Betül FIRAT: Oyunculuk sizin için ne ifade ettiğini öğrenebilir miyiz?

Naci ADIGÜZEL: Bence oyunculuk, hayatın, hatta hayatın içindeki anların, bir başka düzlemde yeniden inşa edilmesidir. İçine kararınca esteti, bir tutam duygu, biraz sarsıntı, çokça zanaat, yani becerinin katıldığı bir tür “Tanrılaşma” süreci.

Betül FIRAT: İyi bir oyuncu olmak için bir formül var mıdır size göre?

Naci ADIGÜZEL: Var. Çok okumak, sokaklarda zaman zaman amaçsızca gezmek, ama kafanız başka yerlerde olan birisi olarak değil, onları gerçekten gören biri olarak gezmek, her gün her şeye büyük bir hayretle bakmayı öğrenmek. Bir şey daha var: Birazcık deli olmak. Yani kendi kendine konuşmak. Evde yalnız kaldığınızda düşüncelerinizi seslendirmek. Bunlar size inanılmaz oyunculuk yeteneği kazandıracak, önemsiz gibi görünen, muhteşem egzersizlerdir.

Betül FIRAT: Oyunculukla ilgili hiç unutmam dediğiniz ilginç bir anınız var mı? Anlatır mısınız?

Naci ADIGÜZEL: Kılıç günü adlı bir dizide oynuyordum. Hikâyenin tümünü şimdi tam hatırlayamıyorum. Ama açık arazide bir yerde benim ellerimin ve ayaklarımın bağlanması gerekiyordu. Beklerken uzakta set çalışanlarından birinin gökyüzüne uzun uzun baktığını, sonra eliyle havayı göstererek “geliyooo” diye bağırdığını gördüm. Setteki herkes, oyuncular dahil sağa sola kaçışmaya başladı. Ben, gökyüzünden neyin geldiğini anlamasam da, çok tehlikeli bir şeyin gelmekte olduğunu anladım. Ben de güvenli bir yere kaçmak istedim ama ayaklarım ve ellerim bağlıydı. Herkes beni orta yerde bırakıp kaçtı. Kaderime razı olarak bekledim. Biraz sonra sağa sola devasa taşlar düşmeye başladı. Neyse ki benim üzerime düşmediler ve bir süre sonra her şey durdu. Meğer yakınlarda bir yerlerde bir taş ocağı varmış ve dinamit kullanıyorlarmış. Bunu hiç unutmam.

Betül FIRAT: Oynamam dediğiniz bir rol var mı? Karaktere bürünürken ne gibi hazırlıklar yapıyorsunuz ve zorlandığınız bir karakter oldu mu?

Naci ADIGÜZEL: Çok kadınsı, çok feminen bir erkek karakterine soyunayabileceğimi sanmıyorum. Bu işi benden çok daha iyi yapabilecek insanlar var. Zorlandığım karakter değil de zorlandığım ve sevmediğim senaryolar olabiliyor.

Betül FIRAT: Oyunculuk dışında farklı hangi alanlarda meşgaleleriniz bulunmakta?

Naci ADIGÜZEL: Yazıyorum. Edebiyat benim için oyunculuk kadar, belki de oyunculuktan da önemli. 1453 konusuna, yani İstanbul’un Türklerin eline geçişi konusuna birkaç yılımı verdim. İlk romanım “Şehir düştü” bu hikâyeyi anlatıyor. Ancak bu konuda şimdiye kadar yazılmış roman ve kitaplardan farklı olarak Şehir düştü ’de hikâyeyi Bizans’ın içinden ve Bizanslıların gözüyle anlattım.

İkinci romanım Maviler Yeşiller/Pornai ise daha da uzun bir çalışmanın ürünü. Hazırlık çalışmasıyla birlikte yazımı yaklaşık 5 yıl sürdü. Uzun yıllarımı 6. Yüzyıl İstanbul’una verdim dersem pek abartmış olmam. O dönemde yaşayan gerçek karakterleri, günlük yaşam davranışlarına varıncaya kadar biliyorum sanırım. Pornai 3. Baskıyı yaptı ve yakında 4. Baskıyı yapacak. Bundan 1500 yıl öncesinin İstanbul’unun sokaklarına, meydanlarına ve o dönemde yaşamış gerçek karakterlerin ve gerçek olayların dünyasına yolculuk yapmak isteyen herkese Pornai’yi okumasını tavsiye ederim.

Betül FIRAT: Hayatta insan olarak ve toplumsal olarak hedefleriniz nelerdir?

Naci ADIGÜZEL: Ben hayatım boyunca bencil ve sorumsuz insanlardan nefret ettim. Onlardan uzak duruyorum. En büyük idealim “iyi ve güzel” bir insan olmak ve bu dünyayı iyi ve güzel bir yer yapmak isteyenlere elimden geldiğince katkıda bulunmak. Ben bir kitap kurduyum. Hayatta hiç değişmeyecek olan çizgim ve tavrım, sürekli aydınlanmak ve bilinç düzeyimi yükseltmek.

Betül FIRAT: Buradan okurlarımıza mesajınız nedir, ne söylemek istersiniz?

Naci ADIGÜZEL: İnsanlara, “çalıştığınız işten istifa edin, hayallerinizin peşinden koşun” demek kolay. Hayallerin peşinden koşmanın çok ağır bedeli olabileceğini kendi yaşamımdan biliyorum. Berbat bir dünyada yaşıyoruz. Sistem insanların hayatlarını çalıyor. Yine de nefret ettiğiniz bir işte çalışıyor olsanız bile, eve yorgun argın dönüyor ve hiçbir şey yapacak enerjiniz kalmamış gibi hissediyor olsanız bile, günde 1, mümkünse 2 saatinizi, ileride yaşamayı istediğiniz hayatı inşa etmek için çalışmaya ayırın” demekten başka elimden bir şey gelmiyor.

Betül FIRAT: Son olarak neler söylemek istersiniz? İnsanlar sizi nerden takip edebilirler?

Naci ADIGÜZEL:

İnstagram hesabım, beni de şaşırtacak şekilde çığ gibi büyümeye başladı. Gerçekten bu kadarını beklemiyordum. Eğer tarihle ilgileniyorsanız İnstagramda, tek kişilik bir tiyatro oyunu şeklinde sahneye koyduğum iki diziyi izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.  Bunlar “Antik Çağ dedikoduları” ve “Nika ayaklanması” dizisi. “Antik çağ dedikoduları” nda, bundan 1500 yıl önce İstanbul’da yaşayan, o zamanki günlük hayatı, rüşveti, yolsuzluğu, savaşları, dinsel sürtüşmeleri, kimin kiminle ne halt ettiğini, kısacası şehirde ne olup bittiğini bile bir adamı oynuyorum. Nika dizisinde ise, yine bundan 1500 yıl önce bugünkü İstanbul’un Sultanahmet Meydanında başlayan, 6 gün süren ve 30.000 kişinin katledilmesiyle bastırılabilen Nika ayaklanmasını anlatan adamı oynuyorum. Tabii bunları aynı zamanda youtube hesabımdan da izleyebilirsiniz.

İnstagram hesabım: nacitalks

Youtube kanal adı: Anatolian

@naciadiguzel

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.