Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Yağmurlu
22°C
Pazar Hafif Yağmurlu
27°C
Pazartesi Açık
30°C

Ayşe Can

Ayşe CAN 1983 yılında Merzifon’da doğdu. 2006 yılında Samsun On dokuz Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nden mezun oldu. 2010 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kimya Bölümü’nde Tezsiz Yüksek Lisansını tamamladı. Yaklaşık 15 yıl boyunca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kuruluşlarda destek ihtiyacı olan çocuklarla çalıştı. Kimya öğretmeni olarak görev yapmaya devam etmekte. 2025 yılı mayıs ayında, “Hızlı Koşanlar Kasabası” ve “Benim Adım Cesur” adlı iki kitabı Kasım 2025’te de “Dedem ve Ben” isimli 3. Kitabı yayımlandı. Aynı zamanda Merzifon Bilgi Gazetesi’nde “Hikâye Bahçesi” adlı köşede düzenli olarak yazılar kaleme almakta. İlk yayın deneyimini, 2025 yılında ‘23 Nisan Dergisi’nin özel sayısında yayımlanan “Egemenlik Ormanı” adlı öyküsüyle yaşadı. Derin Kalem Dergisi’nin 2., 3. Ve 4. sayılarında, Maya Dergisi’nin 5. sayısında ve 2025 yılı ağustos ayı itibariyle de www.edebistan.com ve www.kitaphaber.com.tr sitelerinde çeşitli deneme/incelme yazıları yayınlanmaktadır. İlk basılı yayın deneyimini ise Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi’nin 19. Sayısında (Eylül-Aralık 2025) “Kemal Sunal ve Anti-Kahramanlık” isimli yazısı ile yaşamıştır. İletişim bilgileri: E-posta: aysecan1983@gmail.com Sosyal Medya: @biraz_ayse (Ayşe Can) Köşe Yazıları: Merzifon Bilgi Gazetesi (https://www.merzifonbilgigazetesi.com/kose-yazari/ayse-can/) Blog: https://birazayse.blogspot.com

Raflardaki Kitaplar, Zihinlerdeki Yarınlar

23 Temmuz 2026 13:09
3
A+
A-

Bir kitap bazen bir öğretmenden daha uzun süre konuşur. Çünkü öğretmenin anlattığı ders biter ancak çocuğun okuduğu hikâye yıllarca hafızasında yaşamaya devam eder. Bu yüzden çocuk kitaplarını değerlendirirken sadece baskı kalitesine, renkli çizimlerine ya da çok satmasına bakmak yeterli değildir.

Asıl sorulması gereken soru şudur: Bu kitap, çocuğuma nasıl bir dünya sunuyor?

 Son yıllarda yabancı dillerden çevrilmiş eserlerin sayısı arttı. Dünyanın farklı kültürlerinden gelen kaliteli eserlerin Türk çocuklarıyla buluşması elbette sevindirici bir gelişmedir. Ancak her toplumun yetiştirmek istediği insan modeli, aile ilişkileri ve kültürel değerleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle bir kitabın başka bir ülkede ilgi görmüş olması, aynı etkiyi bizim çocuklarımız üzerinde de olumlu şekilde bırakacağı anlamına gelmez.

Çocuklar yetişkinler gibi okumaz. Bir yetişkin, romandaki yanlış davranışları eleştirebilir, karakterleri sorgulayabilir ve kurgu ile gerçek yaşam arasındaki sınırı rahatlıkla çizebilir. Fakat ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar, çoğu zaman hikâyenin kahramanını kendilerine örnek alırlar. Cesur buldukları karakter gibi konuşmaya, onun kullandığı ifadeleri tekrar etmeye ve olaylara onun bakış açısıyla yaklaşmaya eğilim gösterirler. Bu nedenle çocuk edebiyatı, eğitimin de önemli bir parçasıdır.

Bazı kitaplarda aile bireyleriyle kurulan ilişkiler dikkat çekici biçimde ele alınmaktadır. Anne ve babanın sürekli küçümsendiği, büyüklerin sözünün değersiz gösterildiği ya da kurallara uymamanın zekânın ve özgürlüğün göstergesi gibi sunulduğu örneklerle karşılaşılabiliyor. Elbette çocuklara sorgulamayı öğretmek gerekir. Ancak sorgulamak ile saygıyı tamamen ortadan kaldırmak arasında önemli bir fark vardır. Sağlıklı bireyler yetiştirmenin yolu hem düşünebilen hem de karşısındaki insana değer verebilen çocuklar yetiştirmekten geçer.

Çocuk kitaplarında dikkat edilmesi gereken bir başka konu ise fantastik unsurların sunuluş biçimidir. Masallar insanlık tarihi kadar eskidir ve hayal gücü çocuk gelişiminin vazgeçilmez parçalarından biridir. Ancak günümüzde bazı eserlerde cadılar, vampirler, büyüler veya dilekleri gerçekleştiren doğaüstü varlıklar, gerçek hayatın doğal bir parçası gibi ayrıntılı ve ikna edici şekilde anlatılmaktadır. Özellikle gelişim çağındaki çocuklar için kurgu ile gerçeğin sınırlarını doğru kurabilmek her zaman kolay değildir. Bu nedenle yaş grubuna uygunluk ilkesi hem dil açısından hem de içerik bakımından önem taşımaktadır.

Çocuk kitaplarının en önemli görevlerinden biri ise çocuklara dil sevgisi kazandırmaktır. Kelime hazinesi zenginleşen çocuk, düşüncelerini daha rahat ifade eder. Okuduğunu daha iyi anlar ve yazma becerisi gelişir. Ne var ki son yıllarda bazı eserlerde son derece sınırlı bir kelime dağarcığı, özensiz cümleler ve konuşma dilinin basit kalıpları öne çıkmaktadır. Oysa çocuk, her okuduğu kitapta yeni kelimeler öğrenmeli ve dil gelişimini artırmalıdır.

Yabancı eserleri bütünüyle reddetmek doğru değildir. Nitelikli çeviri eserler dünya çocuk edebiyatına önemli katkılar sağlamaktadır. Aynı şekilde her yerli kitabın da kusursuz olduğunu söylemek mümkün değildir. Ölçü, kitabın hangi ülkede yazıldığından ziyade çocuğun zihnine, diline ve karakter gelişimine ne kattığı olmalıdır.

Burada en önemli görev ebeveynlere ve eğitimcilere düşmektedir. Çocukların okuyacağı kitabı önceden incelemek, yaşına uygun olup olmadığını değerlendirmek ve mümkün olduğunca birlikte okuma alışkanlığı kazanmak büyük önem taşımaktadır. Çünkü çocuk, okuduğu her hikâyeden farkında olmadan bir parça alır. Kimi zaman bir cümleyi, kimi zaman bir karakteri, kimi zaman da bir davranışı hayatına taşır.

Bugünün çocukları yarının yetişkinleri olacaklar. Onların okuyacağı kitaplarda güçlü bir dil, sağlam karakterler, gerçek hayatta karşılığı bulunan değerler ve düşünmeye sevk eden anlatılar yer aldığında, vicdan sahibi, sorgulayan ve kültürel kimliğinin farkında bireyler yetişecektir. Çocukların hayal dünyasını zenginleştiren, dil becerilerini geliştiren ve insani değerleri destekleyen eserlerin çoğalması ise hem edebiyatın hem de toplumun geleceği adına umut verici bir adım olacaktır.

Ayşe Can

Yazarın Diğer Yazıları
4 Aralık 2025 23:13
20 Mayıs 2026 11:18
1 Şubat 2026 15:10
6 Aralık 2025 13:28
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.