Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Az Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
18°C
Pazar Hafif Yağmurlu
7°C
Pazartesi Çok Bulutlu
10°C
Salı Parçalı Bulutlu
11°C

Zaman Yolcusunun Düşleri

Zaman Yolcusunun Düşleri
18 Mart 2025 11:56
7
A+
A-

“Ah! Ah! Sen yok musun sen, ah!”

“Ah! Ah! Nerede o eski günler, ah!”

“Ah! Keşke o hatayı yapmasaydım.”

“Ah” var, “ah” var; değil mi?

Bazen şikayet, öfke, bazen pişmanlık, acı, bazen de hüzün ve özlem…

Derin bir duygusallık içeren bir nida kelimesi “ah”…

“Keşke” ve “iyi ki”lerimiz ile de yakın dost.

“Keşke” diye başladıklarımız, genellikle geçmişte farklı bir karar almış olsaydık hayatımızın nasıl şekillenmiş olacağını düşündüğümüz anlar…

Ve doğru zamanda, doğru yerde, doğru kararı verdiğimizi düşündüğümüzde de içimize mutluluk ve huzur dolduran “iyi ki” lerimiz..

Yani “keşke”ler ve “iyi ki”ler, insanın geçmişiyle kurduğu bağın bir parçasıdır da diyebiliriz.

“Keşke”ler bize ders verir; “iyi ki”ler ise umut…

O halde, “keşke”leri azaltıp “iyi ki”leri çoğaltmamızdır aslolan…

Peki ama bunu nasıl yapacağız?

Zamanda yolculuk yapmak mümkün mü ki geçmişe gidip keşkeleri yok edebilelim?

Mümkün. Hepimiz birer zaman yolcusuyuz.

İnsan, yaradılışı gereği zamanla barış yapmak, eski hatalardan ders almak, geleceğe umut bırakmak ister. Zaman yolcusunun düşlerinde, zaman bir nehir misali akıyor gibi gözükür ama o, zamanın akışkan bir şey olmadığını keşfeder; bir anın derinliklerinde kaybolmuşken kendini diğer bir andaki uzak bir geleceğin huzurlu manzarası önünde bulduğunda.

Yani bir zaman yolcusu, düşlerinde bir yandan geçmişteki “kim” olduğunu ararken diğer taraftan da gelecekteki “kim” olacağını keşfeder.

Çünkü zaman, onun için içsel bir yolculuktur. Zaman, sadece bir zaman dilimi değil, bir ruhtur. Düşler bu ruhun yansımasıdır; her biri, bir anın özüdür. Anı yaşamak, geçmişin yüklerinden arınmak, geleceğin korkularını serbest bırakmak… İşte zaman yolcusunun düşlerinin anahtarı budur.

Ve zaman yolcusunun düşlerinde en nihayetinde, bir gün gelir ve “şimdi”yi bulur. Ne geçmiş ne de gelecek onu daha fazla oyalamaz. O, sadece şu anın içinde bu anın tüm gücüyle var olmanın huzurunu hisseder.

Ve işte “Kalk tazelen ruhum, gülümse yeniye!” diyen bir kitap…

Dilek Tuna Memişoğlu’ndan, Zaman Yolcusunun Düşleri…

Serhan Poyraz

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.