Bir şiir ve bir şarkı… Açıkçası şiirlerimin bestelenmş halinin ilgi görüp görmeyeceğine dair bir öngörüm yoktu. Burada asıl, yapay zeka ile bir şiirin bestelenmesi düşüncesi bana cazip gelmişti. Kimse dinlemese de sorun değil, beğeneceğim müzikler yaparım ve kendim dinlerim diye düşündüm. Fakat ilk çalışmalarla ilgili aldığım pozitif geri dönüşler hazırladığım besteleri yayınlama cesaretimi arttırdı.
Elbette müzik zevki subjektif kriterlerle şekillenir ve herkes her müziği beğenmek zorunda değildir. Fakat yapay zekanın desteklediği bir alan olarak müzik üretiminin geldiği noktayı görmek isteyenlere bu şarkılara bir göz atmalarını tavsiye ederim.
Şimdi kardeşlik, dostluk özgüvene dayalı empati zamanı. Ötekileştirilmiş, kenara itilmiş, hakları gasp edilmişleri, içselleştirme zamanı. Millet olarak ulus devlet olabilme bilincine sahip çıkarak ülke genelinde ve bütünüyle yerel idarelerde kardeşliği, barışı ve huzuru yeniden tesis etme zamanı. Şimdi adalet, milli eğitim, gençlik, sorunlarını geciktirmeden çözüme kavuşturma zamanı. Mülteci göçüne, dışarıya...
Yazılarım silindi. Ben de mi hata bilgisayarda mı bilemiyorum. Ne önemi var, diyemiyorum; dünya kadar bilgi düşüncelerim aktarmak istediklerim ruhumun derinliklerinden derin sezgilerimin yol gösterici yol haritası gibi, yazılarımı yazmak için günlerce beklediğim anlarda üstelik emek verdiğim her harfine her tümcesine anlam yüklediğim emek verdiğim yazılarımı koruyamam benim hatamdı elektrik kesintisi...
— Yayla rüzgârında iğde kokumsun, Desem sana bilmem doğru olur mu? Ben dalgada deniz, sen bende kumsun, Martılar uçursam seni bulur mu? *** İlmihâl mızrağı batar döşüme, Serçe eti damağımda panzehir. En yüce alkışı salma düşüme, Sen bende Zühre ol, ben sende Tâhir. *** Başıma atılan taşıdır körün, Ne diyeyim...
1 Karar veren vermiş, sol bağrıma saltanatını kur Şartsız/ kuralsız, göz göze geldik , Nefesin/ nefesime hep çarptı… Tek parçaydık , sonra iki olduk , Ait bedende , sana ait ben var . Bin yıl öteden bakan gözlerim, Gözlerine bin yıllık bakacak. Doğduğu gün ruhun , gözlerime baktı… Bin sebep...
Senenin sonuna doğru yaklaştıkça, hepimiz şöyle bir arkamıza dönüp bakıyoruz galiba… Nasıl girdik, nasıl çıktık, neler yaşadık diye… Maviler mi, yoksa griler mi daha fazlaydı? Umudumuzun bir rengi var mıydı? Nasıl çıkmıştık karanlıkların içinden? Yaşama olan inancımız bir yerlerde saklı kalmış mıydı hep? Bir nevi iç muhasebe gibi aslında… Rakamlar...