DOLAR
18,4849
EURO
17,8857
ALTIN
971,89
BIST
3.260,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
27°C
İstanbul
27°C
Açık
Çarşamba Açık
27°C
Perşembe Az Bulutlu
25°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
24°C

Yazar Remzi ÖZKAN Röportajı

Yazar Remzi ÖZKAN Röportajı

B.F. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

1969 yılında Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı İverönü Köyü’nde doğdum. Evli ve iki çocuk babasıyım. Şiir, roman, araştırma, hikâye ve senaryo çalışmalarım var. Bunun yanında çocuk edebiyatına yönelik çalışmalarım da mevcuttur.

B.F. Yazmaya nasıl başladığınızdan ve ne kadar zamandır yazdığınızdan bahseder misiniz biraz?

Yazmaya ortaokul yıllarımda başladım. O yıllarda ulusal bir gazetenin düzenlediği araştırma alanındaki bir yazımla önemli bir derece elde edince yazma şevkim daha da arttı. Sonraki yıllarda çok uzun bir dönem edebiyattan uzak kaldım. Ara vermek zorunda kaldım ama bu ayrılık daha bir pişmiş halde tekrar dönüşüme vesile oldu.

B.F. Yayınladığınız kitap sayısı ve konuları nelerdir?

Bu konuda çok aceleci bir insan değilim aslında. Kitap sayısından çok kitabın içeriği benim için daha büyük bir öneme sahiptir. Bu yüzden kaliteli eserler üretebilmek adına o eser üzerinde çok fazla emek sarf ederim. Şu ana kadar iki şiir, bir araştırma ve bir öykü kitabım yayımlandı. Nasip olursa birçok yeni projem var. Fakat dediğim gibi ince eleyip sık dokuyarak, basılmasına tam olarak kanaat getirdiğim zaman onlar da yayımlanır, diye düşünüyorum.

B.F. Yazarken karşılaştığınız zorluklar oldu mu? Yazmak ve yayınlamak; sizin için hangisi daha zordu?

Elbette ki oldu. Yazmak ve yazdıklarınızın kitaplaştığını görmek, tıpkı bir bebeğin doğum öncesi ve sonrası gibidir. Her dönemin kendine has zorlukları var. Yazmak daha zordu. Çünkü öncelikle en doğru olanı verebildiğinize kanaat getirmek ve defalarca aynı eseri süzgeçten geçirmek bazen yıllarınızı alıyor. Kitap projesini “tamam” dediğiniz ve yayınevine teslim ettiğiniz andan itibaren geriye o projenin vücut bulmuş halini beklemek kalıyor ki bu süreç çok da sancılı bir süreç olmuyor.

B.F. Yazılarınızda sizi besleyen kaynaklar nelerdir, ilham kaynağınız nelerdir; biraz bahseder misiniz?

Her şeyden önce bu çok zor bir soru. Aklınıza gelebilecek her şey, bir yazar için kaynak oluşturur. Yaşama, olaylara, sevgiye, aşka biraz farklı bir gözden bakmak, yeni bir sentezle yaklaşmak, o ilham kaynağına ulaşmada bir temeldir aslında.

B.F. Kitap okur musunuz? Bulunduğumuz dönemde yayınlanan kitaplarla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Her gün mutlaka birkaç sayfa da olsa okurum. Günümüzde öyle bir kitap basma yarışı var ki bu durum zannediyorum yayınevlerinin altın çağlarını yaşamasına vesile oluyor. Elle tutulur birkaç yayınevinin haricindekiler, yayınladıkları kitabın edebiyat dünyasına dolayısıyla insanlığa katkısının ne olacağını dahi bilmez durumdalar. Önüne gelen yayıneviyim diye ortaya çıkıyor. Kıyasıya bir rekabet var. Fakat bu rekabet iyi bir eseri veya iyi bir kalemi okuyucu ile buluşturmak için değil, tamamen ticari boyutla ilgili. İnanın, çoğu yayınevi kendi yayınladığı kitabın içeriğinden bile bihaber. Ne alanında yetkin bir personeli var ne de editörlük hizmeti. Siz bir dosyayı nasıl teslim ediyorsanız maalesef aynı şekilde hiçbir hatasını telafi etmeksizin basıp kitap çıkarıyorlar. Bu da kaliteyi oldukça düşürüyor.

B.F. Yazmanın sizin için ne ifade ettiğini öğrenebilir miyiz?

Birikimlerinizi, gözlemlerinizi, düşüncelerinizi farklılığınızın etrafında birleştirerek, bu alanda hizmet bekleyenlere ulaştırmaktır, diye özetleyebilirim.

B.F. İyi yazmak için bir formül var mıdır size göre?

Bu herkesin düşüncesine göre şekil alabilecek bir durumdur şeklinde yorumlanabilir. Fakat inandığım tek şey şudur: Elbette ki Allah’ın verdiği bir yetenek olmalı. Bu yeteneği çeşitli eğitimlerle ve bilgilerle donatmalı bir insan. Bir de çok çok okumalı bir yazar.

B.F. Yazmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

Yeteneklerini keşfettikleri andan itibaren kendilerini geliştirmeliler. Yazacakları alanlarla ilgili çok fazla incelemeler yapmalı, büyük yazarların eserlerini titizlikle mercek altına almalılar. Bilginin sınırsız olduğunu unutmamalı ve çok okumalılar.

B.F. Buradan okurlarımıza mesajınız nedir, ne söylemek istersiniz?

Bir okuma saati belirleyip lütfen her gün okusunlar. Yazarlarımıza, kendi kültürel değerlerine sahip çıksınlar.

Yorumlar