Yattığım yastık başucumda taşım Kesilirse bir gün kaşık attığım aşım Gideli değil yanımda sağolsun başım Hani çocukluğum, şimdi nerde yaşım ? … Beyaz kelebekler pervane olmuş, ak ışığa Elim titrek,,varmıyor benim olmayan kaşığa Kaşığım kırılsın, kem bakarsam hak aşığa Çocukluğum küsmüş baş konduğum yastığa … Nenemin kırk yamalı hırkası vardı...
Ey güneşi bekleyen kuru asmam Dudakları kırmızıya dönen üzüm tanem Hatıralarında gölgelenirken aklıma gelen, Ey yeşilliğin en güzel zamanı Her gün bahçende ilk baharın hissiyle yaşıyorum. Ey ömürlük derdim şarap suyum; Etme, sarhoş deme bana İçmek mi? Asla! Kalbim demleniyordu aslında Gözlerim şişmiş, dolu dolu; Serseri sokaklarda ayyaş, ayyaş dolanıyor...
Dostum, İnan ki hepsi doğru… Ve hepsini bilerek yaşadım. Ama… Ama hiç sanma ki, aldandım. Ben, Ben şu aşkın tuzağına zamanında, hep bilerek kandım. Her bir yara, bir madalyadır şu yüreğe aldığım… Çok fazla tecrübe yaşadım. Ne usandım, ne de birine takıldım. Kötü bir huy mu? Bilemem. Bitti mi, biter...
YAĞMUR SONRASI Ogün Orpars … 1. Ateş varya avucumda, duvara ismini kazıdığım, Yağmurlu gecelerde dans ettiğim , tek duvarım. Günü sana dolayıp, saten tutan teninde, Yağmuru, rüzgarı, fırtınayı… Ateş tutmuş elimde , parmaklarımla gözlerini, Elmacık kemiğini… 2. Tüm vedalar erken , vakit gelmişse. Duvarın önünde, yeni bir kapının ardında ,...
SORU-SORULAR Ogün Orpars … İnsan, ana rahmine düşüp, hayat bulduğu süreç içerisinde, yapı olarak, beden ve ruhtan mı oluşmuştur? Dünya ’ya geldikten sonra sürecek ve hiç bitmeyecek merak ve öğrenme duygusuyla sorular sormaya başlayacak mıdır? Ve her sorusunun cevabında sonra edindiği bilgi onu milyonlarca soru ile tekrar karşı karşıya bırakırken,...
GÜÇ SEVGİYDİ NEŞE POYRAZ … Ateş ortalığa yayıldığında Kalbe giden bütün yollar kapanır Sevginin duvarları ateşle örülür Ruh kendini atesin ortasında Küle dönünceye kadar Ateşle terbiye eder Kinle örülen duvarlar öfkeyle kapanır Savaşanlar kendiyle savaşır Kime kızdıysan kimle savaşırsın Onun gibi olmak bedel olur Dünya var olduğu sürece Savaş bitmez...
Çocukluğun Kaderi Erdal Turna …Kıyısından köşesinden çocukluğunu bu zaman diliminde idrak edenler bir acı kaderi, bir onulmaz kederi, çığlık çığlığa günleri miras olarak devraldılar.“Anneciğim büyüyorum ben şimdiBüyüyor göllerde kamışFakat değnekten atım nerdeKardeşim su versin ona susamış.”(Fazıl Hüsnü Dağlarca)Uzay, bilim, teknoloji, sinerji, internet, Corona, yapay zeka… Hepsini bir kenara bırakın. İnsanlığın,...