Altmışlı yıllardı. Çocuktuk. Ege kırsalında yaşıyorduk. Tarlamızın kenarlarında meşe ormanları ve daha ilerisinde kızılçam ormanları vardı. Okulların tatil olduğu yaz aylarında tarlamızın kenarlarındaki bu meşe ormanlarında koyun ya da kuzu güderdik. Koyunlar yerde buldukları otlarla ve meşe yapraklarıyla karınlarını doyururken bizim de gözlerimiz hep meşe ağaçlarının üzerinde olurdu. Çünkü yaprakların...
Senden başka kimsenin olmadığı bir ormanda açıyorsun gözlerini. Altında sert mi sert bir döşek, üstünde odanın köşesinden geceden kalan yağmurun damlalarını akıtmakta olan ahşap tavan. Mavi renkli eski perdesi azıcık sıyrık, yarım açık ahşap pencerenin ardında tüm ihtişamıyla güneş görünüyor. Doğuş yoluna az evvel çıkmış, üzerine doğduğu herkese gülücükler saçıyor....
Tavla oynamayı çok severim. Ancak her konuda olduğu gibi tavlada da yenilgiye tahammülüm yok; öfkelenirim, çirkefleşirim. Yenilgiyi hazmedemem bir türlü. Bu konuda tam bir ergen sayılırım. Yine de vazgeçemem şu illeti oynamaktan. Penc-ü se, severler güzeli genç ise. Sen de pek genç sayılmazsın yani. Özdemir Asaf geldi aklıma,’ Ben kattım...
Kapana kısıldığım bu derme çatma köy evinde, kendimi sorgulamaktayım. Ne olmuş, nasıl olmuşsa kendimi hiç ait olmadığım bu alemde bulmuş, hızla yaklaşan sonumu beklemekteyim. Gerçi büyük şanın insana tez ölüm getireceğini fark etmişsem de tüm bu ünü bir kenara bırakmayı bir türlü beceremedim. Güç beni adeta ele geçirdi. Belimde taşıdığım...
Yetmişli yılların başıydı. Dokuz, on yaşlarındaydım. Henüz ilkokul üçüncü sınıfa devam ediyordum. Çocuk olduğuma bakmayın, tarlaya girdim mi canavar gibi tütün kırardım. Yani büyüklerim öyle söylerdi. “Şuna bak, elleri bile görünmüyor maşallah.” diye beni gaza getirirlerdi. O yıl büyük ablamız yeni evlenmişti. Onların tarlasında tütün kırıyorduk. Herkes mutluydu. Gelecekten umutluyduk....
DENEME ~“Dut altı” mı, Ceviz ya da Elma altı” mı, her köyde bir meclis kurulur. Bu meclislerin sadece bir tek kusurları vardır. Mazbata tutanları yani protokolcuları yoktur. Kimin aklına ne gelirse, söze karışır, konuşur. Ama çoğu kez akıllı şeyler gündeme getirilir, hatta hükümet adamları dahi bu konuşmalara kulak verirlerse, politikaları...
Çocuktum. Ailemle beraber Gördes kırsalındaki bir Yörük damında yaşıyorduk. Yılın tam da bu günlerinde, yakınlardaki bir kasabadan yaşlıca bir amca eşeği ile helva satmaya gelirdi. Evimize yaklaştığında “Helvacı geldi! Köpük Helvacı geldi!” diye bağırırdı. Biz hemen koşar, köpeklere “Hoşt” der helvacı amcayı eve buyur ederdik. Parası olana parayla, parası olmayana...
Nasıl anlatsam ki bilemiyorum yıllardan sonra çocukluğumun gençliğimin geçtiği mahalleden geçtim bugün. Sene bin dokuz yüz seksen dokuz doksan arası iki bin yılına kadar yaşadığım mahalle Evet çocukluğumun gençliğimin geçtiği sokaklar acısıyla tatlısıyla sevinciyle mutluluğuyla hüznüyle yaşadığım bu mahalle ne anılarım oldu bu sokaklarda şimdi çoğu ev yıkılmış çoğu evde...
Acının dördüncü beşinci altıncı yedinci sekizinci dokuzuncusu gününde hastalığın başladığı günkü gibi hafif öksürük baş ağrısı ara ara devam ederken aile fertlerinden birisi ani değişimlerle zaman zaman hastaneye acil servise kaldırmak zorunda kalıyorduk .Evet zaman zaman acil durumlar olurken bende günlük tedavimi elinden geldikçe yapmaya çalışıyordum en sonunda aile fertlerinden...
Acının üçüncü gününde ağrı sızı kuru öksürükle eklem ağrıları gözlerimi açınca günlük ilaçlarımı kullanmak için yarım bardak çay bir kaşık reçel ile birlikte yaparken sağlık il müdürlüğünden arayan değerli sağlık çalışanlarımızın ilaçlarını kullanıyor musunuz? İlaçlarınızı düzenli kulanın kimseyle temasta bulunmayın diğer taraftan da aile hekimimiz arayıp bizimle ilgili durumu öğrenmeye çalışıyordu....
Acının ikinci gününde vücuttaki sızılar zaman zaman davam ederken, hafifte olsa kuru öksürük kendini göstermeye çalışıyordu. Boğazdaki kuruluğu limonlu su ile ıslak tutmaya çalışırken, vitamin kaybına karşı meyve sarımsak gibi vitamin antibiyotik bakımında zengin ve bu baş belası koronaya iyi gelir diye düşündüğüm. Meyve sebzeleri bitkileri kullanırken bir yandan da...