DOLAR
32,9478
EURO
35,8356
ALTIN
2.516,99
BIST
10.991,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
27°C
İstanbul
27°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Pazar Açık
32°C
Pazartesi Az Bulutlu
32°C

İnadına Kıvırcık Soruyor Nurhayat Kayar Cevaplıyor

İnadına Kıvırcık Soruyor Nurhayat Kayar Cevaplıyor

İnadına Kıvırcık Soruyor Nurhayat Kayar Cevaplıyor

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK:  Merhabalar kıymetli ziyaretçilerimiz. İnadına Kıvırcık Soruyor adlı röportaj serimizin yirmi ikincisi ile karşınızdayız. Konuğumuz GENESİS Ve SAKLI GERÇEKLER, NEFS CEVHER, VAROLUŞUN SESİ, ZAMANI UYANDIRAN SAAT ve FİLOZOF NARVAL kitaplarının yazarı Nurhayat Kayar.   Sorularıma geçiyorum böylelikle Nurhayat Kayar’ı hep birlikte tanımış olacağız. Merhabalar Nurhayat Hanım. Öncelikle davetimizi kırmayıp Edebiyat Sanat Meltemi sitemizde röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Lütfen okuyucularımız için kendinizi tanıtır mısınız?

NURHAYAT KAYAR: Öncelikle beni böyle güzel bir röportaja davet ettiğiniz için çok teşekkürler. Ben 14 Kasım 1972 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinde doğdum. 1994 yılında Gazi Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliğinden mezun olup 1995 yılında Milli Eğitim Bakanlığında biyoloji öğretmeni olarak çalışmaya başladım. Halen devam ediyorum. 2020 yılından beridir de beş kitap yayınlamış bulunmaktayım. Açık öğretim fakültesi felsefe bölümü öğrencisiyim. Ayrıca Yeni Pazar üniversitesi psikoloji bölümünde öğrenciyim şu anda. Yüksek lisansıma aynı bölümde devam etmekteyim. Yaşamımı ve çok sevdiğim meslek hayatımı Eskişehir’de sürdürüyorum.

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Öğretmenlik ile öğrenciliği eş tutarım her zaman. Öğretmenliği bitmeyen bir öğrencilik süreci olarak tanımlarım. Sizin de bu şekilde düşünüp öğrenmeye devam etmeniz takdire şayandır. Nurhayat Hanım, sıklıkla duyduğunuz bir sorudur belki ama ziyaretçilerimiz için bir daha cevaplarsanız seviniriz. Yazmaya nasıl ve ne zaman başladınız?

NURHAYAT KAYAR: Aslında klasik olacak belki ama ben ortaokulda yazdığım kompozisyonla başladım diyebilirim. Ancak bu yazma serüveni tekrar bu   aşamadan sonra 2020 yılında yeniden ortaya çıktı. Önce Milli Eğitim Bakanlığı öykü yarışmaları ile başladı. Daha sonra ilk kitabım olan GENESİS VE SAKLI GERÇEKLER ile devam etti. Aslında ben geçirdiğim bazı sıkıntılar sonucu iyileşmenin bir yolu olarak kendimi yazının içinde buldum kendiliğinden. Bu kişisel gelişim kitabının öncesinde elbette psikoloji, felsefe ve kişisel gelişim kitaplarına ilgim vardı. Böylelikle öncesindeki bu birikim kendini bilinç akışı tekniği ile bu kitapta buldu. Bu kitabımdan sonra ise devamında diğer kitaplarım geldi. Bu sırada Eskişehir Sanat Derneğinin öykü dalında bir ödülünü de aldım.

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Tebrik ederim Nurhayat Hanım. Edebiyat alanında ettiğiniz tohumların meyve vermesi çok güzel. Nurhayat Hanım, okurlarımız için yayınladığınız kitapların isimlerini söyler misiniz? Kitaplarınızla henüz tanışmamış okuyucularımız için içeriğinden de bahsedebilirsiniz.  Kitaplarınızda okurlarınızı neler bekliyor?

NURHAYAT KAYAR: Elbette seve seve. GENESİS VE SAKLI GERÇEKLER bir kavram çalışması aslında. “Genesis” kavramını inceleyip gen, olmak, yaratılış, doğmak gibi anlamları üzerinden kişi olarak bizlerin oluş serüvenine bir katkı sağlamak için yazdım. Halen üzerinde çalışıyorum. Çünkü hepimizin kendimizin yaşam serüvenini yeniden yazmaya ihtiyacımız var. Arkasından gelen NEFS CEVHER de bir kavram çalışması aslında. Nefs yani ruh, akıl, ceset, kan gibi anlamlara elen ‘Nefs’ ve özümüz cevherin nasıl ortaya çıkarılacağına dair bir kitap. Tasavvufi olarak da kendimizdeki idrak kavramını keşfedip nasıl yol alacağımıza dair bir rehber. Sonra bir çocuk romanı olan ZAMANI UYANDIRAN SAAT ise ‘Zaman’ kavramına ışık tutmaya çalışıyor. VAROLUŞUN SESİ adlı yetişkin romanım ise kendini bulmaya çalışan bir kızın bu yolculukta yaşadıkları ve varlığına dair keşfedip sunduklarından ibaret aslında. Çocuk kitabım FİLOZOF NARVAL ise bazı olaylara karşı felsefi bir bakış açısı sunuyor.   

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK:  Daha nice kitapları edebiyatseverlerle buluşturmanız dileği ile… Nurhayat Hanım, yazarken ilham veya motivasyon kaynağınız nelerdir? Biraz bahseder misiniz?

NURHAYAT KAYAR: Aslında öğretmen olmak bir motivasyon kaynağı. Her gün pırıl pırıl gençlerle buluşmak ve onların yaşadıklarına bakmak. Kendime dönüp bakmak motivasyon kaynaklarım arasında. Çünkü yazdığım kitaplarda da bunu keşfettim. Hepimiz birbirimize birer rehber ve motivasyon kaynağı olabiliriz. Özellikle de kendimize dönüp bakmak. Çünkü insanın kendisi bence en büyük motivasyon kaynağıdır. Ancak bunu fark etmek önemli. Bir tane yazdığınızda çoğu zaman bu size motivasyon kaynağı olabiliyor. Okuyucudan alınan dönütler de etkili çoğu zaman. Kendimizin en iyi versiyonunu oluşturmak için önce kendimize dönüp bakmalıyız kanımca.

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Hepimiz içinden sessizce geçip gittiğimiz bu hayat esnasında birlerine dokunuyoruz, birileri de bizim hayatımıza dokunuyor. Bu temas esnasında yaşadığımız her şeyi bir deneyim olarak görme gerekiyor belki de. Nurhayat Hanım, siz de takdir edersiniz ki yazmak sancılı bir süreçtir. Bu süreç kitabınız basıldığında, onu ilk kucağınıza aldığınızda son bulur. Sizin yazılarınızı yazarken zorlandığınız anlar oldu mu? Bu zorluklarla nasıl baş ettiniz?

NURHAYAT KAYAR: Size bu konuda katılıyorum. Başlarken çok sancılı bir süreç. Ancak ilk eserinizi kucağınıza alınca gerçekten bu sancı yerini kendiliğinden oluş sürecine bırakıyor ve gerisi geliyor. Çünkü insan bilmediği bir dünyaya adım atarken başta zorlansa da bazı şeyleri görünür hale getirdiğinde idrak etmeye başlıyor. Ve bu oluş serüveni bilinmeyenden bilinene doğru sürekli bir döngü halinde devam ediyor. Bilinmeyeni bilinir kıldıktan sonra yazdığınız metin size başka bilinmeyenleri hatırlatıyor. Sonrasında ise yeni bilinenler ve bilinmeyenler…

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Yaşayacağımız her şeyi önceden bilsek muhtemelen yaşama bu denli sarılmazdık. Hayatı yaşanır kılan belki de bilinmeyenlerin ta kendisidir. Nurhayat Hanım, okurlarımız   yazılarınızı kaleme alırken ne tür okumalar yaptığınızı merak ediyorlar? Yazılarınızı üretim esnasında özellikle okuduğunuz bir tür var mı?

NURHAYAT KAYAR: Benim kitaplarım daha çok kavramsal çalışmalar üzerine olduğundan çoğunlukla makale okuması yaptım. Ama psikoloji ve felsefi okumalar da çok ön planda bu konuda.

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Hepimiz hayatımız boyunca birilerini örnek alırız. Hayata gözlerimizi açtığımız andan itibaren anne ve babamız varsa kardeşlerimizi. Sonrasında öğretmenlerimizi ve arkadaşlarımızı. Profesyonel çalışma hayatında da bu böyledir. Alanında başarılı insanlar her zaman bizlere ilham verir. Nurhayat Hanım, sizin kendinize örnek aldığınız, idol olarak gördüğünüz yazar ya da şair kimdir ve neden?

NURHAYAT KAYAR: Mesela ben David Eagleman ve Dan Brown gibi yazarları çok seviyorum. Çünkü ben de yaratıcılık üzerine çalışmalar yapıyorum. Şifreler, kodlar bunlarla ilgili okumaları seviyorum. Ayrıca psikoloji ve felsefi olarak Carl Jung gibi yazarlar en sevdiklerimden. Nazım Hikmet ve Can Yücel de en sevdiğim şairlerden.

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Resim bölümü mezunu olduğum için Dan Brown benim de severek okuduğum bir yazardır. Şiir sevip de Nazım’a, Can’a hayran olmamak elde mi! Peki… Nurhayat Hanım, günümüz yazarlarından kalemini beğendiğiniz yazar ve şairler kimlerdir?

NURHAYAT KAYAR: Örneğin Atölye hocam Aydın Şimşek günümüz yazarı ve şairlerinden. Bir başka psikoloji alanı yazarı Doğan Cüceloğlu.  Çocuk Kitabı yazarlardan Şermin Yaşar. Roman yazarı Elif Şafak.

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Edebiyat dünyamız için çok kıymetli isimler bunlar. Nurhayat Hanım, edebiyat tarihi boyunca yaşamış şair ve yazarları göz önüne alırsak. Keşke şununla tanışsaydım ya da umarım bir gün şununla tanışırım dediğiniz yazar ya da şairler kimlerdir? Ve… Onları diğerlerinden ayıran, özel kılan nedir sizin için?

NURHAYAT KAYAR: Dan Brown ve David Eagleman olabilir. Çünkü ikisi de yaratıcı kimliklerini ortaya koyarak sıra dışı yazan kalemler. Onlarla tanışmak ve sohbet benim yaratıcı kimliğime katkı olur diye düşünüyorum. Elbette kitaplarını incelemek de…

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Her yazar biraz suskundur. Konuşamadıklarını yazarak ifade eder. Yazarken daha özgür hisseder kendini. Peki… Nurhayat Hanım, yazmak sizin için ne ifade ediyor? Hayatınızın neresinde yer alıyor?

NURHAYAT KAYAR:  Yazmak benim için iyileşmenin bir yolu. Ve kendimi ifade ettiğim bir alan. Aslında herkesin kendini ifade ettikleri alanlara ihtiyacı var, diye düşünüyorum. Hepimiz bu yolla birbirimize rehberlik edebiliriz. Yaşamda sevinçler olduğu kadar hüzünler de var. Hatta bazen hüzün daha fazla olabiliyor. Ama bizler kendimizi ifade etmeyi öğrendikçe bu hüzünlerden özgürleşebiliyoruz. Bu yüzden yazmak diğer alanlar gibi oldukça iyi bir aday.

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK:  Nurhayat Hanım, kitaplarınızın yayınlanma sürecinizden biraz bahseder misiniz? Yaşadığınız zorluklar nelerdi? Bu süreçte size kimler destek oldu? Bugün bulunduğunuz yere gelmenizde katkısı olanlar kimlerdir? Onlara buradan ne söylemek istersiniz?

NURHAYAT KAYAR: Kitapların yayınlanma sürecinde aslında çok büyük bir sıkıntı yaşamadım. Ancak kitabın okuyucu ile buluşması ayrı bir alan. Elbette amacımız sadece ticari kaygılarımıza bir cevap bulabilmek değil. Çünkü elbette yazdıklarımız bir şekilde okuyucu ile buluşacaktır. Ancak çeşitli araçlara ihtiyacımız olduğu da gerçek. Sizin gibi değerli yazarlarla buluşmak çeşitli röportajlar yapmak açıkçası bizlerin ve sizlerin reklam ihtiyacı için bir vesile. Mesela geçen yıl sizin de içinde olduğunuz bir öğretmen yazar buluşması yaşandı. Umarım daha sonra bu konuda daha büyük çalışmaların içinde yer alırız. Çünkü naçizane fikrim başka türlü okurla buluşmak mümkün olmuyor.       

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Bu konuda çok haklısınız Nurhayat Hanım.  Yazdıklarımızı kendimize saklamak için yayınlamıyoruz, tabii ki… Okurlarla buluşabilmek hepimizin ortak gayesi. Sesimizi duyurmak, daha fazla okur edinmek, daha fazla insana dokunabilmek. Okurlardan aldığımız dönütlerin de bizleri her anlamda geliştirdiğini düşünüyorum. Bu anlamda öğretmen yazarlar topluluğumuz bizlere daha fazla okura ulaşmak için bir şans veriyor. Nurhayat Hanım, bizler gibi yazdıklarını okur ile buluşturmak isteyen, yazmaya yeni başlayan ya da yazmak isteyenlere önerileriniz nelerdir? Yazmanın herhangi bir formülü var mıdır sizce? Neler yapmalı veya neler yapmamalı yazar adayları?

NURHAYAT KAYAR: Yazmak için kanımca çok büyük formüller gerekmiyor aslında. Ancak çaba ve azim önemli. Bazen kendiliğinden gelişen süreç ileriki aşamalarda çeşitli yöntemlerle yazı atölyeleri gibi kasıtlı olarak kendi yazın sürecini planlamayı getiriyor. Belki de insan bir arayışa girdiğinde karşısına çıkan alanlardandır yazı. Ama kişi bir farkındalıkla yazmak istiyorum dediğinde de kasıtlı olarak bir süreç başlatıp bunu kendi süreci haline getirip yazmayı deneyimleyebilir. Ancak şu da bir gerçek ki azimle ilerlemediğinizde yazı da bize küsebilir. O zaman yazar kişi bir kere bu yolculuğa çıktığında bu sürecin peşini bırakmamalı. Ve azimle çaba göstermeyi unutmamalıdır.     

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Yazmak isteyenlere çok kıymetli tavsiyeler verdiniz. Azim, kararlılık ve tabii ki okumak bizleri başarılı kılar. Nurhayat Hanım, basılı eserleriniz dışında farklı yazı çalışmalarınız var mı? Okurlarımız için üzerinde çalıştığınız eserlerden bahseder misiniz?

NURHAYAT KAYAR: Basılı eserlerim dışında öykü yazmaya ve dergilerde yayınlamaya devam ediyorum. Ayrıca Eğitim Her Yerde ve Bezelye Genetik Dergisine akademik yazılar yazıyorum. Ayrıca   yeni bir çocuk kitabı ve deneme üzerinde çalışmaya devam ediyorum.

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK: Üretken bir yazar olduğunuzu söylemek isterim. Güzel ve keyifli bir sohbetti. Nurhayat Hanım röportajınınız ve samimi cevaplarınız için çok teşekkürler. Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?

NURHAYAT KAYAR: Aslında her son yeni bir başlangıçtır sanki. Ben de bu röportajın şu andan sonra okuyacak herkese bir ilham olmasını diliyorum. Çünkü ben şuna inanıyorum. Her şey bir vesile üstüne gerçekleşiyor aslında. Küçük bir farkındalık bile fark eden için bir adım olabiliyor. Biz birbirimize rehber olmanın yollarını aramalıyız ki her insan dünyada kendini gerçekleştirme fırsatı bulabilsin. İnsanlık adına yapabileceğimiz en büyük hizmet kanımca kendimizi ifade etmenin yollarını aramak. Çünkü biz ne kadar varlığımızı ifadenin yollarını ararsak kişi olarak bu dünyaya bir imza atarız. Tanrı’nın sureti olarak bu en yüksek makama layık olmaya çalışabiliriz. Ben aslında eserlerimde sürekli bunu vurgulamaya çalışıyorum. Ama şunu da unutmamalıyız ki yaşam doğum ve ölüm arasına sıkışıp kalmış durumda. Bu hızla devam ederken bazen de durup anı kutlamak yapabileceğimiz en büyük şey olur diye düşünüyorum. Şu anı sizinle paylaşmanın keyfini yaşadığımı düşündüğümde bu tarz buluşmalar herkese böyle anlar yaşamaya olanak tanısın inşallah.       

İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK:  Kıymetli sözleriniz için çok teşekkürler Nurhayat Hanım. Evet, kıymetli okurlarımız veda vaktimiz geldi. İnadına Kıvırcık Soruyor adlı röportaj serimizin yirmi ikinci konuğu GENESİS VE SAKLI GERÇEKLER, NEFS CEVHER, VAROLUŞUN SESİ, ZAMANI UYANDIRAN SAAT ve FİLOZOF NARVAL kitaplarının yazarı Nurhayat Kayar’dı.  Kendisine samimi ve rehber niteliğindeki cevapları için tekrar teşekkür ederim.  Sanatla, edebiyatla kalın, hoşça kalın… Edebiyat ve Sanat Meltemi yuvanızda essin…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.