Charles Dickens’ın David Copperfield adlı eseri üzerine notlar
Gülzar AHMEDOVA
…
“Dünyanın her gün nasıl değiştiğini bilemeyecek kadar küçüksün,”
“Artık dünyayı o kadar iyi tanıyorum ki beni hiçbir şey şaşırtamaz ama hala şaşırtan bir şey varsa, o yaşta evden bu kadar kolay atılmamdır.”
“Boş duranın aklından bir dolu şeytanlık geçer. “Meşgul insanın aklından bir dolu şeytanlık geçer.”
Klasik eserleri okumayı çok severim. Charles Dickens’in “İki Şehrin Hikayesi” kitabından sonra “David Copperfield” eserini okuyuP bitirdim. Eserin baş kahramanı David Copperfieldin hayatı doğduğundan, yetişkin yıllarına kadar kitapTa anlatılıyor. David Copperfield doğmazdan önce babasını kaybetmiş annesi Mr. Murdstone ile evlenir, bu dönemden sonra küçük David ile üvey babası arasındaki zorluklar yaşanır. Annesini de kaybeden David Copperfield küçük yaşından çalışmaya başlar. Sonunda küçük David bakıcısı Peggoty’den para alarak üvey babasından kaçarak halasına sığınır. David Copperfield hayatta iyi ve kötü insanlar ile karşılaşıyor. Bu iyilikler ve kötülükler David Copperfield’in hayatta kendini bulmasında, kendi ayakları üzerinde durulmasında büyük yardımcı oluyor. David Copperfield’in karşılaşdığı zorluklar onu nasıl etkiliyor olacak, David iyi bir insan olarak kala bilecek mi. Yazar Charles Dickens devrinin zorluklarını, yoksulların hayat mücadelesini kitap da anlatıyor. Sonda söylemek istediğim odur ki kitap çok sevdiğim klasik eserlerin sırasına eklendi, sevgili kitap dostlarıma yazar Charles Dickens’in “David Copperfield” eserini okumayı tavsiye ediyorum. Kitapla, sevgi ve iyilikler ile kalın.
· Keçecizade İzzet Molla, 18. ve 19. yüzyılın dîvan şairlerinden… Divan şiirinin XIX. yüzyıldaki son temsilcilerinden. Asıl adı Mehmet Izzet, aslen Konyalı bir aileye mensup. Sultan I. Abdülhamid döneminde Rumeli kazaskerliği yapan ve Keçecizâde lakabıyla anılan Sâlih Efendi’nin oğlu. – – – – – – – – – – –...
Eşitlik ve özgürlük, evrensel olduğu kadar dünyanın her yerinde yükselen bir değer. Her canlının hakkı olması gerekirken bu hak ellerinden alınan topluluklarda huzur yerine kargaşa olur ve yaşanılası dünyamız cehenneme döner. Peki, ya cansız olduğunu düşündüğümüz tahta veya metalden yapılmış piyonların yaşam hakkı yok mu, onların eşitlik ve özgürlüğü ne...
HELE Kİ BİR, DÜŞ DE GÖR! Mehmet Aydalga Hele ki bir, düş de gör! Be hey, hâlden anlamaz, yüreği nasırlı, Objektif düşünürüm iddialı, yukarıdan yürür, Sözde fikir sahipleri! Ayaklarınız hiç yere basmaz ki sizin… Potansiyel olan bir durumla, Mevcut olan bir hâl; Hiç, ayni tesiri yaşayabilir mi ki, Herhangi...