Altmışlı yıllardı. Gördes ilçesi kırsalında yaşıyorduk. Bahar aylarında babamız pazardan döndüğünde heybesinden tahin helvası yerine birkaç kilo domates çıkardı. Pazara her gidişinde iki somun ekmekle birlikte yarım kilo tahin helvası satın alarak çocuklarını sevindirmeyi adet haline getirmiş olan babamız, ilk turfanda sebzeler ilçemize ulaştığında bu sefer de birkaç kilo domates...
KUĞURMALAR YUSUF GÖKBAKAN … Kurarken beraber eşteş hülyayı Ateş daha buğuludur demiştim de Soğuk yalnızlıklardan; Gölgesi nasıl aşar demiştin sen de Dağın kendisini. Kuğurmalarla cevap vermişti gök malikleri İkna olmuş gibiydin o an sanki. Tatlı betimlemeler karmıştım canlı öykülere Önce alabildiğine cömert sonra pinti. Yabana atma yabanlığımı! Gözlerindeki ummanın bana...
Kırmızıyım ben; kan gibi kızıllara boyanır, ay yıldız gibi parlarım gök kubbede. Ben kırmızıyım; şehitlerimizin, vatan evlatlarının kutsal kanı kadar. Ve onlar kadar yüz akıyım vatanın. Hem ay yıldızdır adım hem kırmızı. Asırlar öncesinden benim gölgemde birleşip benim için savaştınız. Topraklarınızda dalgalandırdınız. Kimi zaman bana sarındı naaşınız, kimi zaman benimle ...
Ellerimiz gibi düşünmüşüz çıkan değil de inen yaylalara tırmanmayı incir ballarının ardılı eşsiz bilgeliklerle ay’ın bedirinde hurmalanan zeytinleri ve ormanı bizcileyin deliye çeviren iğde güllerini *** dumanı tütmeyen ürgüp’le susmuşuz gökbel’in yosunuyla bezenen köylerde çavlanımız olduğundan sevi’nin suyu içi dışı yır olan kimsesiz yağmurlar açardı kulakları çınlayan yolu *** ne...