Bugün niyetim, Galata’daki Yahudi kültürü üzerine bir tur yapmak. Galata kulesinin hemen altındaki Ceneviz kahvesine oturup, bir kahve söylüyorum önce. Sabahın çok erken saatleri olduğu için ortalık gayet sakin. Bazen, söylenenin aksine, aslında insanların bu şehri nasıl da yorduğunu düşünüyorum. Şehrin kokusunu içime çekerek kahvemi yudumluyorum. Dünyanın en kadim şehri...
Babamız kasabaya indiğinde dört beş tabaka düz beyaz ambalaj kâğıdı satın alırdı. Evde, onlardan bir tanesini sarmal olarak katlar rulo haline getirirdi. Daha sonra üzerinden bastırarak ruloyu yassılaştırır, bir sigara uzunluğunda makasla keserek tütün tabakasına koyar ve sigara kâğıdı olarak kullanırdı. Sigara saracağı zaman yassı rulonun bir kenarını diliyle ıslatır,...
Bahçede çalınan “Vağzalı” müziği annenin kalbini sanki yerinden koparacaktı… O kızının gelin olduuğuna seviniyor, içinden kızına mutluluklar diliyordu. O, bu güzel günde üzgün olmayacağına söz verse de kendini tutamıyordu. Üzgün olduğu zamanlarda hayale dalar, çok erken kaybettiği kocası Halil’le muhabbet ederdi. Bugün de sevgili Halil’i onunlaydı. “Ferganem, kendine gel. Olmaya...
Gülüşü, sevecen ve sıcaktı Tutup ellerimden gözlerime baktı Ay söküldü yerinden Çiçekli, hareli gözlerinden Yüreğime aktı Çağla gözleri karanlığıma Ürkek, parıltılı bir yıldız Avuçlarıma gülen bir ay bıraktı Ne güzel günlerdi geçip giden Uzaktan bakışırdık El sallardık birbirimize Buğulu camlar ardından Sevgili avuçlarıma kırmızı bir gül bıraktı Ne çok severdim...
ÖNSÖZ Sevgili okur, Edebi eser yazacağız diye, edebiyatı şekilden şekle sokmaya gerek de yok. Sürekli farklı şeyler yapma hevesiyle edebiyatı da dejenere ettik. Değişebilir zamanla her şey ama asıl amacına hizmet etmek kaydıyla. Yapıcı şekilde değişimin zararı olmaz ama sinsice yapısını bozarak değişiyorsa da özünden uzaklaşacaktır. Bırakın edebiyat bari kendi...