Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Çok Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
19°C
Pazartesi Çok Bulutlu
19°C
Salı Hafif Yağmurlu
20°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
16°C

EDEBİYAT

Bir kralın on vahşi köpeği vardı. Hata yapan hizmetçilerini veya muhaliflerini bunların önüne yem olarak atardı. Kral bir gün hizmetçilerden birinin hatasına rast geldi ve bundan hiç hoşlanmadı. Bu yüzden hizmetçinin köpeklere atılmasını emretti. Hizmetçi, “Sana on yıl hizmet ettim ve sen bana bunu mu yapıyorsun? Lütfen beni o köpeklere...
13 Şubat 2025 11:30
SELAM OLSUN Hasan Arslan Ozanların derneğinde Yönetime selam olsun Bak kültürün örneğine Şairlere selam olsun Şairler yazarlar bile Hamidiye özer ile Safiye mutludur güle Ozanlar selam olsun Ecemi kardeş bilene Hoş görü doğru gelene Nimet Taner der elene Canlar size selam olsun Beraber yürüdük yola Gülen çelik Gülşen bile Gözde...
11 Şubat 2025 15:43
Bir başka oluyor Seyr-ü seferde seni özlemek Kokunu uzaktan koklamak Seni rüyamda gördüm Hayal edip seninle yaşamak Sen bir başka şehirsin Hey dünya başkenti Aziz İstanbul Senin güneşin gibi batmıyor Nedense buranın güneşi Hasretin hiç yakmıyor Be güzel İstanbul Hele akşam sefası hiç yok Buralar da be İstanbul Senin akşam...
10 Şubat 2025 13:28
 Gitmeliyim  Ömrümün kaçan zamanını yakalamak için bir yerlerde Körleyip şu ipe sapa gelmeyen kalbimi bir süreliğine Gitmeliyim Hiç kimselerin tanımadığı, bilmediğim uzak bir şehire. Tek celsede boşayıp dünyayı Kendi halinde , boşvermişliğin kuş tüyü hafifliğiyle Gitmeliyim Yok sayın beni Unutu verin suretimi Bırakın da kendime ettiğim eziyetlerle yüzleşeyim Bırakın da...
10 Şubat 2025 12:44
Som baharın sırası… Perdesiz pencereden yansıyor duvara Nefti yeşil bir hatıra. Korkusuz ama acımtrak… Sarsak adımlarla giriyor koynuma , Dolaşıyor damarımda ölümün kabarcığı.; İstim üstünde çağırgan toprak. Devinen düşlerin arasında Sarkık birkaç kırağı. Böyleymiş demek titreyerek harlanmak. Esamesi okunmayan bir yaz artığı, Bir minnacık yanılsama illa ki hayat. Ne mümkün...
10 Şubat 2025 12:37
Bir gün senle buluşsak Bir şiir yazsam diyorum el işi kağıdına Peltemsi kelimelerle durulasam göğsünü. Bir galon benzin döksem günahlarına Girsem sevaba . Doyumsuz kelebekler çıkarsam parmaklarının arasından Gök gürlese kepenklerini indirse bulutlar Gülüp söylesek aleni Dokunsa dil uçları mesafelere Dişler mine mine çatlasa… Perilerin gülüşü kadar güzel koktuğunu, Saçının...
10 Şubat 2025 12:36
Beni asla bırakma, dediğin an, Yüreğimde yankılandı o sıcak ferman. Her nefeste sen, her adımda sen, Bir ömürlük sevda, hiç bitmeyecek düğün sen.   Gözlerin bir deniz, içinde kaybolurum, Ellerin bir bahar, dokunduğunda doğarım. Her kelimen bir yıldız, karanlığımı aydınlatır, Seninle geçen her an, ömrüme bahar katılır.   Beni asla...
10 Şubat 2025 12:00
‘‘Resimlerin dili olsa da konuşsa’’ zamanı eskilerde kaldı sanırım. Bir tablo içine sıkıştırılmış bir roman dolusu düşünceyi nerde bulacağız artık. Elizabeth Siddal’ın kızıl tonlu buhar saçlarının üzüntüsünü, Van Gogh’un ölümü resmeden mavi ışıklı gelgitlerini şimdiki zamanda neden göremiyoruz? Sanat ve edebiyatın duygusu, eskisi kadar neden canlı değil? Yoğunluklarımızın yansıması neden...
8 Şubat 2025 21:19
Sonra, gün oluyor, bu sevdiğimiz insanların arasından gidenler oluyor. Kimi küsüyor, kimi kırılıyor, sıkılıyor, yalnız kalmak istiyor ya da… ya da ölüm denilen bilinmeze doğru, dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkıyor. Nasıl görmezden, bilmezden, duymazdan gelelim, kalbimiz acıyor… kalbimiz ağlıyor…mendilimiz ıslak… Tamer Dursun Şu dünyada her şeye alıştım da, bir ölümlere...
8 Şubat 2025 21:13
I.VOLTA Keşkeler tortusudur aşk. Siyatik… her keşkenin bakiyesi. Yokluk yolunda Senin namına , Ben mahkumum zindana en aşkın dozda. Yaşadım sanmasın kendini, Zindandan kahraman çıkmayan. Siyatik… Senden geçesiye kadar Labirent… Çaresiz ve dar. II.VOLTA Yılmaz bir yılgınlık var esasımda Kırılmaz bir kırgınlık esasında Çelimsiz bir sevda esnasında Didiklediğim arş-ı alemde...
8 Şubat 2025 20:54
Giden bir kere gidiyor, geride kalan bin kere. Her ayrılık, her kaybediş ve her ölüm yüreğimize saplanıp, orada kök salıyor. Biz nereye, o yürek acısı da oraya… Arada bir, kafesimizin içinden kafamızı uzatıp, gökyüzünü gördüğümüzde özgür olduğumuzu düşünsek de, sevgisiz toplumlarda yaşayan her insan bir kafesin içinde ve her kafes...
8 Şubat 2025 16:19