Kaç gece geçti sensizken bilinmez, Kaç saat durdu tahmin edilmez, Bu kalp artık senden gidemez, Gel bana bu Aşk böyle bitemez Yağan kar seni hatırlatır bana, Isınmaz ellerim seni bekler daima, Kalbimde sen kaldın anlasana, Bu kalp iflah olmaz bunu unutma Kalbim sende kaldı sevgilim, Bekledi sevmeni,tekrar gelmeni,...
Mustafa Kemal Paşa Saltanatın kaldırılmasını, Rauf Bey, Refet Paşa ve Ali Fuat Paşa’nın da bulunduğu bir kısım milletvekili ile Refet Paşa’nın evinde toplanarak kararlaştırmıştı. Ertesi gün Mustafa Kemal, Rauf Bey’i odasına çağırır; “Halifeliği ve padişahlığı birbirinden ayırarak padişahlığı kaldıracağız! Bunun uygun olduğunu kürsüden söyleyeceksiniz!” der. Rauf Bey, Mecliste Padişahlığın...
İlk müzik öğretmeni babasıydı. Babası alkolik bir müzisyendi. Mutsuz bir çocukluk geçirdi. Küçük yaşlarda ailesinin geçimine katkıda bulunmak için kilisede piyano çalmaya başladı. 5 yaşından itibaren çok yoğun müzik dersleri aldı. Klavye öğretmeni Pfeiffer kimileyin onu gece yatağından kaldırarak zorla dersler verirdi. Mozart’la aynı çağda yaşadı. Viyana’ya onunla çalışmak için...
Sen Sesini tenimde gizlediğim Adını yüzümün çizgileri gibi ezberlediğim çocuk Geçmiş gelecek kaygısı taşımayan umarsız âşık Yalan yanlış dostluklara demir atmış Ertelenmiş mutluluklara gebe, çâresiz insan Sen Bildiği zamanlardan bilinmez zamanlara yürüyen Sustukça, suskunluğu dağlarda yankılanan, arşı inleten İnce, kırgın yalnızlığıyla karanlığı ürküten Kırık dökük düşlerine bakıp bakıp dövünen Kızdı...
Bunca aşk kitapları ve evlilik yazılarımın sonrası kendi hikâyemi de yazacağım, demiştim. Kendi öykümü yazacak cesareti gösterebildiğim için bir yandan gurur, bir yandan kalbimde ince bir sızı da duymadım değil. Gözlerimi kapadığımda hala o derenin yanındaymışım gibi bedenimin hayalini görüyorum. Gerçek sevenin aşkı da, sevdası da farkıdır. ...
Ertelenen her şey adım adım yok olur, bu hayatın genel kuralıdır. Her şey yerinde güzel, yerinde değerlidir. Her güzelliğin zamanında anlamı vardır. Zamanı geçmiş ne mevsimin faydası vardır, ne de sevginin. Onu seviyordum. Rüzgârda yürürken saçlarının nasıl dalgalandığını çok iyi bilirdim. Yastıkta saçlarının hangi yöne kıvrıldığını...
UMUT MERİÇ BERBEROĞLU 1930 yılının son günleri… Eylül, İstanbul semalarına gri bir örtü bırakmıştı. Boğaz kıyılarında serin rüzgâr esiyor, ağaçların sararmış yaprakları yavaş yavaş yere düşüyordu. Sonbaharın bu dingin ama hüzünlü havasında, Göztepe’nin toprak pistinde olağanüstü bir heyecan vardı. Halk, merak ve coşkuyla pistin kenarında toplanmış, gözlerini tek bir...
San ki her sabah Yeniden Doğan güreş Her akşam Aynı renkte batan… Senki anlatılmaz Bir dilde kendine yer bulan… Sen ki Papatyalardan en güzeli Belki papatyalar da Sen gibi kokmaz dı Çiçekler soluk kalır Toprak desen, suya muhtaç Sen sen Toprağıma yağmur olsan. Emrah ELİTAŞ
Bunca aşk kitaplarından sonra kendi hikâyemi de yazmaya devam ediyorum. İnsanın kendi aşk hikâyesini nasıl yazabilir? Bir hikâye gibi başkasına nasıl anlatabilir? Bunu başardım! Her zaman her yaşta ve öğrencilik yıllarımda daha yoğun olmak üzere samimi dostlarımın aşk mektuplarını ben yazardım. Çok sipariş mektubu yazmıştım....
“Balta ormana girdi diye, ağaç olduğuna pişmanlık duyanlardan değiliz biz.” Hasan Ali Yücel Anadolu bozkırından, Çorum’un bir köyünden Hasanoğlan’a öğrenci olarak gelmiş Ali Çuhadar. Köyünden okuluna yeni gelmiş....
Değerli dostlar, Edebiyat, insana kendi içini gösteren bir aynadır. Şairin mısralarında dile gelen duygu, hikâyecinin nüktelerinde saklı olan hayat, romancının satırlarında can bulan derinlik… Hepsi edebiyatın bize sunduğu zenginliktir. Fakat bu kelimeler bir gün sahneye çıktığında, tiyatro ile buluştuğunda, bambaşka bir hâl alır. Tiyatro, edebiyatın yaşayan nefesidir. Kitaplarda sessizce duran...