Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Yağmurlu
16°C
Cuma Açık
6°C
Cumartesi Yağmurlu
12°C

Ayvalık’ta Bir Tabak Hatıra

Ayvalık’ta Bir Tabak Hatıra

Yakup Beyaz

Ayvalık’ın dar bir sokağıydı…
Dört masalık küçük bir mekân
Tahtadan sandalyelerin gıcırtısı bile
Geçmişten kalma bir hikâye gibiydi

O an;
Dört masalı o mekânda otururken
Gözlerim yere takıldı…
Arnavut kaldırımlarına
Her taşın arasında
Sanki yılların sustuğu bir çizgi vardı
Düşündüm;
“Bu sokaktan kimler geçti
Kimler bir tabak yemeğe sığdırdı ömrünü?”

Mekânın duvarlarında
Zamanın bıraktığı sarı bir sessizlik vardı
Eski bir saatin yavaş tik-takları bile
Sanki içimdeki kırıklara değiyordu

Sonra o teyze çıktı karşıma
Seksen iki yıllık bir ömür
Yüzünde yorulmuş bir sevgi
Ellerinde sabırdan yapılmış bir sıcaklık vardı

Önüme bir tabak koydu

Ispanağın üzerinde sarımsaklı yoğurt
O tabak
Bir yemekten çok
Anlatamadığım bir özlemin şekliydi sanki

Lokmayı ağzıma aldığımda
Arnavut kaldırımlarına baktım yeniden
O kaldırımda
Çocukluğumun gölgesi belirdi sanki…
Annemin mutfağı,
Buharı usulca yükselen tencereler,
Köşede duran küçük bir tabure…
Hepsi
Ayvalık’ın bir sokağında yeniden doğdu

Yemeğin buğusu
Tahtalı masanın üzerine çökerken
Benim gözlerim buğulandı
Kaldırımların üstünde yürüyen insanlar değil
Eskiden kalma sesler geziniyordu gözümde

Kalktım
Teyzenin yanına gittim
Elini tuttum
O sıcaklık
Bir annenin kalbinden kopup
Avuçlarıma düşen bir şefkat gibiydi
Yavaşça eğildim
Elini öptüm

Oğlu bir köşeden baktı
Sessiz, derin, yorulmuş bir bakışla
Mekânın dört masası
O an sanki dört ömür taşıyordu üzerinde
Teyzenin yaşamı
Oğlunun yükü
Sokağın hatırası
Ve benim içimde saklı kalan çocukluğum

Ben oradan
Bir yemek yemiş gibi değil
Yıllar önce düşürdüğüm bir parçayı
Bulmuş gibi çıktım

Ayvalık’ın o küçük lokantasında
Dünya küçüldü
Ömür büyüdü
Bir tabak ıspanakta
Bir anne sevgisi yeniden devrildi içime

Arnavut kaldırımlarına son kez baktım…
Düşündüm:
“Bazı yollar insanı eve götürmez…
İçine götürür”

BİYOGRAFİ

Yakup Beyaz, 1988 doğumludur. Şiirlerinde gündelik hayatın içinden süzülen anılar, insan sıcaklığı ve aidiyet duygusu üzerine yoğunlaşır. Sade bir dil ve güçlü imgelerle okurda sessiz bir iz bırakmayı amaçlar. Edebiyat çalışmalarını bağımsız olarak sürdürmektedir.

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.