Cennetten bir köşe… Harikalar Sahili’nden ayrılıp Ormanya’ya giderken; yüksekliği yaklaşık 1600 m civarında olan, Kocaeli’nin en yüksek tepesini parmağıyla gösterip Türkiye’nin sayılı kayak merkezlerinden biri olan Kartepe’yi anlattı rehberimiz. Bir günde dört mevsimin yaşandığı ender yerlerden biriymiş. Tıpkı Uludağ gibi şehre çok yakınlığından, çok tercih edildiğinden, her yıl binlerce kayak tutkununu ağırladığından, çok güzel kar tuttuğundan ve doğal güzelliklerinden bahsetti. Fiyatların oldukça yüksek meblağlarda seyrettiğini söyleyip bitirdi cümlelerini… “İleriki bir tarihte giderim bir gün” diye içimden geçirip Kartepe için bir dilek diledim.
Konuşulanları dinlerken yol boyunca eşsiz güzelliklere dalıp Ormanya (Uzuntarla) Tabiat Parkı Doğal Yaşam Alanı’na geldiğimizin farkına bile varamadım. İçeriye girerken müthiş bir duygu kapladı her yanımı. O muhteşem ağaçların göğe uzanan sarmal sarmal dalları, güneşin o dallar ve yapraklar arasından sızan ışık hüzmeleri, kuş sesleri, su sesleri ve doğanın tılsımlı, ormanın o büyülü sesi… Mis gibi tertemiz bir hava. Yeşilin bütün tonları ve sayısız bitki ile hayvan çeşitliliği…
Bu güzelim, canım orman; sanırım bu dünyada beni benden alan ya da beni kendime getiren, cezbeden, hiçbir şeyle değişmek istemeyeceğim, adını koyamadığım yegâne güzellik.
Ormanya; dünyanın en büyük 3., Avrupa’nın ise 1. büyük doğal yaşam alanıymış. Oldukça şaşırdım doğrusu. İki bin dönümlük bir alana kurulmuş olmasına rağmen oldukça kalabalıktı; öyle ki Hobbit evlerinde fotoğraf çekilmek için sıra bile gelmedi, düşünün yani. Benim oğlan da iki metre boyuyla tam da bu sırada esprisini patlattı yine: “Amaaan, benim için bütün evler Hobbit zaten!” demez mi? 😄
İçerisinde çocuk hayvanat bahçesi, mesire alanları, kamp alanları, kütüphane, orman köyü, doğa okulu, doğa etkinlikleri, vahşi yaşam alanı ile binlerce bitki çeşitliliği ve binlerce hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. Doğal yaşam alanında oldukça modern tesislerin bulunduğu; çok yönlü, büyük, güzel ve muhteşem bir gezinti alanı.
Gülcan YENİCİ