Emile Zola’nın Germinal Adlı Kitabı Üzerine Notlar
Gülzar Period Drama Ahmedova
…
“İşin asıl kötü yanı şu ki, bu düzenin değişmeyeceğine inanıyoruz…İnsan gençken, günün birinde rahata ereriz sanıyor; ama yoksulluğun sonu gelmiyor, bir türlü bu çemberden çıkamıyorsun…”
Uzun bir aradan sonra yazar Emile Zola’nın “Germinal”kitabının yorumu ile geldim. Bu zaman kesiyinde kitap okusamda yorum yapmıyordum. Emile Zola’nın”Germinal”kitabının konusu beni çok etkiledi ve yorum yapmaya karar verdim. Kitapta olaylar 19 yüzyılda Fransa’nın kuzeyinde gerçekleşiyor. Etienne isminde bir delikanlı iş bulmak için Montsou’ya geliyor ve burada maden işçileri ile karşılaşıyor. Etienne önce iş bulamaz sonra maden işçisi Maheu sayesinde madende çalışmağa başlıyor. Meden işçileri çok zor koşullarda çalışıyorlar. Maheu 7 çocuk babasıdır bir de ihtiyar babası Bonnemort var ki zamanında o da madende çalışmış. Aile çok az bir ücretle ve borç alarak geçiminlerini sağlıyorlar. Maheu’nun 15 yaşında Catherine adında kızıda madende çalışıyor. Önce işçilerin emekleri karşılığında aldıkları ücret geçimlerini karşılasada sonradan insanlar yoksulluk şartları altında yaşarlar. Sonunda işçiler daha iyi şartlarda yaşamak için grev yaparlar, Etienne de maden işçilerine katılır ve onların haklarını savunur. Kitapta yazar işçi sınıfının mücadelesi hikayesini, sosyal adaletsizliği çok güzel anlatmış. Bu mücadelede kimler hayatını kaybedecek, silahsız insanlara karşı şiddet uygulanan zaman kimler canlarından olacak acaba. İşçi sınıfının mücadelesinin ve kitabın sonunu merak ediyor olursanız o zaman yazar Emile Zola’nın “Germinal”kitabını okumanızı tavsiye ederim. Germinal sözü mart ayında baharın uyanışı demektir. Maden işçilerinin yeni umutları gerçekleşecek mi, yoksa yinede eski düzende sağlıksız, yoksulluk içinde yaşamları sürecek. İyi bir yaşam, sağlıklı ömür sürdürmek her bir sınıfın, her bir insan’nın hakkıdır.
“Sinema görsel-işitsel alanının en kullanışlı aygıtı olarak televizyon ve diğer medya araçlarına göre ulusal kültür öğelerinin taşıyıcısı konumundadır. Bir sanat uğraşı olan sinema, üretildiği ülkeye ilişkin bazı amaçlar yüklenir. Örneğin İran sineması yönetmenlerinden Abbas Kiarostami’nin filmlerinde, İran’a ilişkin ulusal vurguları görmezden gelmek imkânsızdır. Bundan dolayı sinema sanatının, içinden çıktığı ülkenin ulusal...
Hiçbir eseri beğenmek ve yermek için okumadığımı çok defa belirtiyorum. Bu kitabı da paylaşırken aynı düşünce ile paylaşıyorum! – – – – – – – – – – – – – – – Bu ülkede ahmaklaşma, kitlelerin en büyük özgürlüğüdür. Yeni Orta Çağ düzeninde ahmaklaşmanın anahtarı okumaktır. Sadece çok satan...
Sayfa Sayısı 148 Yazardan okuduğum ikinci kitap olup bunun beni Kira Kiralina kadar etkilediğini söyleyemem. Bu eser, Arkadaş adı ile de yayınlanmıştır. Panait Istrati’nin anadili Rumence olmasına rağmen,tüm eserlerini Fransızca olarak yazmıştır. 37 yaşında kendini yalnız hissettiği için intihar girişiminde bulunan yazarın belki de zaman zaman mutsuz yaklaşımları romanlarına yansımış...
Şair kimdir, sanat nedir, şiir nasıl yazılır. Edebiyatın, sanatın içinde hangi soruları merak ediyoruz? Ya da etrafımızda ki şair ve sanatçı dostlarımızın düşünceleri bakışları nelerdir? Nice sorular işte! Hasbihal zamanı!… Gönül Dostlarıyla Röportaj projemiz TC Betül Fırat ile yeniden sizlerle! Ve yeni yıla gireceğimiz şu haftada hepinize sağlıklı mutlu yıllar...
Trakyanın en köklü derneği Kırklareli Kültür Sanat ve Edebiyatçılar Derneği (KIRKSEDER) nin özlemle beklediği e-dergi yayın hayatına girdi. Nisan ayının önemini hissettiğimiz 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı anısına dergi kapağının ardından KIRKSEDER Başkanı Alaeddin İKİCAN ın “Merhaba” yazısı daha sonra vefat eden üyelerimiz bölümünde Mehmet Kaygısız ın gözüyle...