Dünya, üzerine titrediğimiz o eski, huzurlu yuva olmaktan çıkıp, her köşesinden dumanların yükseldiği devasa bir yıkım sahasına dönüştü. Gazete manşetlerinden sızan kan, sadece uzak coğrafyaların değil, bizlerinde tadını kaçırıyor. Kaçırmalı da… Vatanlar kaybediliyor, hastaneler birer beton yığınına dönüşüyor, okullar ise...
Öz aile; anne, baba, kardeş ve çocuktur. Eşten ayrılıp kopabilirsiniz ama öz ailenin mezarları bile aynı yerdedir. * Evlilik, romantizm ve sosyal bağ olarak gelişebilir. Yol arkadaşlığı demek, maddi imkanların varlığıyla yapılan her şey kadar duygusal dünyanın bağı da çok...
Projeler, milyar dolarlık yatırım bütçeleri… Kafa karıştırıcı işler oldu artık, sayıların anlamı yok, Gelecek nasıl korunur? Gelişmişlik nedir? Cevapları da, yapılacak işlerde basittir aslında! Geleceği korumak sadece zamanın çocuklarını iyi yetiştirmekle mümkün olabilir çünkü yarınlar bugünün çocuklarının olacaktır. Bırakalım doğayı...
Bir çocuğun dünyaya ilk bakışı, sandığımızdan daha derindir. Gözleri henüz harfleri tanımasa da anlam arar; seslerin, yüzlerin, gölgelerin ardındaki gizemi çözmeye çalışır. Çocuk dediğimiz varlık, aslında soruyla doğar. “Bu ne?”, “Neden?”, “Nasıl?” diye başlayan cümleleri, onun zihinsel serüveninin ayak sesleridir....
Aşkın yolu mideden geçer demişler, Bu yalandır! Sanırım bunu yemek yemeyi çok seven birisi söylemiş olmalı. Paranın mutluluk vermeyeceğini söylemek gibi… Aşkın yolu mideden geçer demekte yanlış sözlerden birisidir Soru yanlış olunca cevapta yanlış olacaktır Mide ile kalbi birbirine karıştırmaktır...
Sona İnak İlham Nerede Saklı? Günlük hayatta en sık karşılaştığım sorulardan biri: “İlhamı nereden alıyorsunuz?” İlham bazen hayatın içindedir, bazen doğada, bazen de bir annenin emeğinde saklıdır. Bir bakışta, bir anıda ya da hiç beklenmeyen bir anda karşımıza çıkabilir. Bu...
İnsanlık tarihinde evlilik hep kutsal sayılmıştır ama buna rağmen kadınlar her dönem şiddet görmüş, evli kadınlar daha çok acı çekmiş, zaman zaman köle gibi insanlık dışı uygulamalara maruz kalmışlardır. Oysa gerçek olan şudur ki: kadınlara eziyet edenleri de bir kadın doğurmuştur. Aile...
AŞK YAZARI Mustafa Çifci Aileyi yönetmek şirket yönetimine benzemez. Görevini tam yapmayanları işten atamazsın. Sen ne kadar fedakâr ne kadar çok çalışsan da, saçını süpürge etsen de maaşını arttıramazsın ya da terfi edemezsin. Evli olmak böyle bir şeydir. Kapıyı çekip...
Ali Rıza Malkoç İnsanlık tarihi boyunca; inanç ve akıl arasındaki ilişkiler, bireye ve topluma yansımaları tartışılmış ve yorumlanmıştır. Bu tartışmalar tarih ve coğrafyaya göre değişiklik göstermektedir. Bu yazı, inanç ile akıl arasındaki sınırların çatışması değil, denge üzerinden yeniden düşünülmesi...
Kıskançlık, insanın iç dünyasında sessizce büyüyen bir gölge gibidir. Çoğu zaman adını koyamadığımız, bir bakışın gecikmesinde veya başkasının sevincine eşlik edemeyişimizde beliren sinsi bir sızıdır. Bu duygu yalnızca başkasında olana göz dikmek değil, aslında kendimizde eksik bıraktığımız şeye duyduğumuz derin...
Aşk yazarı MUSTAFA ÇİFCİ Yaşadığımız güzel günler bitmişti. Sanki mevsimlik bir çiçek gibiydi birlikte geçirilen günler. Mevsim dönmüş, çiçek solmuş, aşk bitmişti. “Uykum geldi,” dedi. “Gözlerimi açtığımda yeni bir dünya istiyorum. Uyandığımda sen gitmiş ol. Son kez öpmene izin vereceğim....
Her şeyi yapan, şekil veren insanın kendisi… İyi ve güzel olmasını sağlayan da kötü yapan da insan… Her ne olursa olsun, bir şey olması gerektiği gibi olmuyorsa yapılan işin sonunda üzücü bir durum enin de sonunda çıkıyor. Buradaki sır, olması...
Zaman, avuçlarımızın arasından usulca akıp giderken geride silinmesi mümkün olmayan izler bırakır. Ne kadar sıkı tutmaya çalışsak da parmaklarımızın arasından süzülen bu akış, bize hem kaybı hem de sürekliliği aynı anda hatırlatır. Bu izlerin en görünür en hissedilir olanı, tabiatın,...
Zamanın avuçlarımızın arasından bir kum tanesi gibi süzülüp gidişini en çok o malum günde hissederiz. Takvime atılan o kırmızı çentik, sadece bir kutlamanın değil, aynı zamanda geçip gidenin dökümünü yapmanın da işaretidir. Doğum günü, insanın kendi varoluşuna şaşırdığı, aynadaki yüzüyle...
Bir zamanlar edebiyat dünyasının kalbi, matbaadan henüz çıkmış, mürekkep kokusu üzerinde tüten dergi sayfalarında atardı. Bir derginin yeni sayısını beklemek, uzak bir dosttan gelecek mektubu beklemek gibi heyecan verici ve bir o kadar da kıymetliydi. Bugün ise o raflar, üzerlerine...
Yalan kişinin bilinçli bir tercihidir. Dil sürçmesiyle veya kaza ile değil, hesapla, kitapla söylenir. Korkaklığın akılla boyanmış halidir.Yalancı, aslında karşısındakini değil, kendini aşağılar. Her yalan, insanın omurgasından bir parça koparır. Bir süre sonra doğruyu söyleyemez hale gelmez, doğruyu söylemeye cesareti...
“Her Şeye Yetişemem” Bunu söylemek bile zor geliyor bazen. Çünkü dünya hep daha fazlasını istiyor. Daha hızlı olmamı, daha güçlü durmamı, her şeye aynı anda yetişmemi bekliyor. Ama ben öyle biri değilim. Bazen sadece yoruluyorum. Bazen hiçbir şey yapmadan durmak...
Ayşe Can İnsan, doğduğu toprağa benzer derler. Bizim hikâyemiz de bir bozkır rüzgârıyla başlar, sarp dağların sessizliğiyle demlenir ve nihayetinde al bayrağın gölgesinde huzur bulur. Türk olmak, sadece bir kimlik meselesi değil, kuşaktan kuşağa devredilen bir emanetin, ağır ama bir...