Unutmaya çalışsam da izlerin silinmiyor Bir muamma oldu bu aşk sonumuz bilinmiyor Gönül sana bağlı kaldı başkası sevilmiyor Gel meleğim gel bebeğim sensiz yüzüm gülmüyor *** Neredesin ne haldesin gel desem gelir misin Göğsümden söktüğün kalbi istesem verir misin Ne sen bensiz ne ben sensiz olamayız bilirsin Gel meleğim gel...
Olsada çeşidi yirmi bir tane Senin gözlerine hastayım gülüm Deme gözlerimden sakın sanane Senin gözlerine hastayım gülüm * İstemem sohbeti istemem sözü Sözlerim pek çokta daha bu azı Seyretsem de yeter böyle bir gözü Senin gözlerine hastayım gülüm * İçine çeksede hep bakanları Kirpiklerin mızrak korur onları Sende mi birikmiş...
Ay aydınken, Belli belirsiz bir vapur geçiyordu Boğazın mavi sularında. Ve kımıl kımılken yakamozlar Rahat bırakmıyordu kendini zihnindeki Düşler. Derin derin iç geçirip Kırgınlığını Kızgınlığını Pişmanlığını Aldanmışlığını İçini yakan sırrı anlatmak dertleşmek için Martı aradı gözleri gecenin bir saatinde. Söylemez kimseye kimsenin sırrını Çünkü gizdir martı O yüzden çığlık çığlığadır...
(..Koca Dünya..) Ne alimler ne yazanlar Ne şairler ne ozanlar Ne abdallar ne gezenler Alıp gitti koca dünya *** Pir Sultanlar Nesimi’ler Ne de Bektaş- ı Veli’ler Koca Veysel Karani’ler Alıp gitti koca dünya *** Kime baki kaldı söyle Yalan dünya işte böyle Sultan Süleyman’ı bile Alıp gitti koca dünya…...
Bir kitap düşünün. İnce kapağının ardında bambaşka dünyalar saklı. Korsanlar, prensesler, uzaya yolculuklar, maceralar, kahkahalar… Bir kitap, bir çocuğun hayal gücünü alıp bambaşka diyarlara götüren sihirli bir anahtardır. Ama ne yazık ki, biz bu anahtarı çocuklarımıza çoğu zaman uzatmayı unutuyoruz. “Kitap oku!” diyoruz. Ama elimizde telefon var. “Kitap çok önemli!”...
Kardeşler arası anlaşmazlıkları incelerken rastladığım bir tablo beni derinden etkiledi. Saatlerce bakmaktan kendimi alamadım… Sınavı geçemeyen ve okuldan dönen bir çocuk ile ailenin ona nasıl baktığını anlatan bir resim bu… Sınavı geçemeyen çocuğun bakışları yüreğimi deldi.. 1952 yılında yapılan “Yine düşük notlar” başlığında, Rus sanatçı Fedor Rishet Nikov’un yaptığı bir tablodur.Dünyanın...
SEKİZ MARTTA BİR ŞEYLER OLACAK Erol Erbaş … Bulutların kaçışından Çiçeklerin kokusundan İnsanların telaşından belli Yakında bir şey olacak. Sevgi için Emek için Özlem için Eşitlik için Kölelik zincirini kırmak için Çocukların Gülmesi Günün aydınlanması Bacaların tütmesinden belli Yakında bir şey olacak. Ağacın domur domur oluşundan Toprağın kokusundan Kuşların cıvıltısından...
Tefekkür-i Mevt Ömer Ekinci Micingirt … Sülüs terhis gelir hep aynı yerde Makam rütbe mansıp denk olur “er”de Cürümler dökülür açılır perde “Tefekkür-i mevt” âh, bilmem ne yazsam Mısralar içine mezar mı kazsam Vefât eden zâta öldü diyoruz Bize ne oluyor düşünmüyoruz Ölüm lisân-ı hâl, nasihat vaaz “Tefekkür-i mevt” âh,...
AGATHA CHRISTIE’NİN GÜVERCİNLER ARASINDA BİR KEDİ ADLI ESERİ ÜZERİNE Arzu ORTAÖREN … Bence okulda bir tuhaflık var. Sanki aramızda burada olmaması gereken buraya ait olmayan biri var. Yani güvercinlerin arasına karışmış bir kedi gibi öyle bir şey. Bunu hissediyorum. Biz, hepimiz güverciniz. Kedi ise aramıza girmiş. Ama onu bir türlü...
KADINLAR AYŞEN ÖZGÜR … Kimi kadın neşelidir. Hayatla dalgasını geçer. Vur patlasın, çal oynasın eder. Kimi kadın üzgündür. Göz pınarlarında yaşlar durur. Gerektiğinde hemen dışarıya savrulur. Kimi kadın hiç bir şeye aldırmaz. Dünyanın yükünü hiç çekemez. Dertleri hiç görmez. Kimi kadın fedakardır. Acı çekmek için sanki dünyaya gelmiştir. Çektikçe çekmiştir....