DÖVÜŞ KULÜBÜCHUCK PALAHNIUK224 SAYFA Filmlereuyarlanankitaplar Ortakokuma Dövüş bittiğinde hiçbir şey çözülmemişti, ama hiçbir şeyin önemi yoktu. Uzun zamandır okumayı ve izlemeyi reddettiğim bir eser “Dövüş Kulübü”. Hani hep deriz ya, zamanı gelmemiş diye. Sanırım bende hep bu nedenle erteledim ve harika bir ekiple okuma şansı buldum kitabı. Sonrasında da filmini...
Gelin birlik olalım şu fani dünyada, Hiç kimse kalmasın darda, Barışın rüzgarı essin her yanda, Ortak dili sevgi olsun. *** Dini, dili, ırkı ne olursa olsun, Gönüller her daim huzurla dolsun, Düşmanlıklar bitsin, nefret kaybolsun, Ortak dili sevgi olsun. *** Bitsin artık bu kavga, bu kin, Yeryüzü her canlı için...
“Her Şeye Yetişemem” Bunu söylemek bile zor geliyor bazen. Çünkü dünya hep daha fazlasını istiyor. Daha hızlı olmamı, daha güçlü durmamı, her şeye aynı anda yetişmemi bekliyor. Ama ben öyle biri değilim. Bazen sadece yoruluyorum. Bazen hiçbir şey yapmadan durmak istiyorum. Bazen iyi olamıyorum. Herkes koşarken durmayı seçtiğim oluyor. Çünkü...
Betül FIRAT: Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Berrin İÇMELİ KORUCU: Adım Berrin İçmeli Korucu, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunuyum. Mezuniyetimden bu yana seramik, grafik ve resim sanat dallarında çalıştım, ve halen devam ediyorum. Betül FIRAT: Resimlerinizde güçlü bir kadın figürü, zamansız bir mekân duygusu ve sınırlı ama derin bir renk...
Toz her yere yakışan nadir şeylerdendi; eşyaya, hatıraya, unutmaya. Temizlik yapılınca giderdi ama yok olmazdı, sadece yer değiştirirdi. Cemil bunu bildiği için haftalardır evi silmiyordu. Masada üç şey vardı: yarısına kadar dolu bir bardak su, tek başına bırakılmış bir anahtar ve okunmamış bir gazete. Gazetenin tarihi yeniydi ama haberler...
Bazı insanlar hayatı yüksek sesle yaşar, bazılarıysa ince ayar yapar. İnce ayar yapanlar fark edilmez ama bozulduklarında bütün düzen çöker. Ben bunu geç öğrendim. Zaten geç öğrenilen şeyler daha kalıcı olur. Sokağın köşesindeki eski apartman, kimsenin bilmediği bir ritimle yaşardı. Sabahları merdivenler gıcırdar, akşamüstleri kapılar biraz daha yavaş kapanırdı....
(BASIN BÜLTENİ) GENÇDER – Uluslararası Gençlik Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen, duayen ressam Emine İlkutlu İzdar ile sanatçı ressam Galip Özkan’ın eserlerinden oluşan “İki ayrı kuşak – iki ayrı dil – ortak bir ruh” adlı resim sergisi, yoğun katılımla kapılarını açtı.15 Ocak 2026 Perşembe akşamı, Antalya Muratpaşa’da bulunan Assim...
Eski kütüphanelerin o kendine has, tozla karışmış kâğıt kokusunda insanı sarsan bir şeyler vardır. Bu koku, sadece bir malzemenin bozulmaya yüz tutuşunu değil, yaşanmışlıkların sessiz fısıltısını taşır. Latinlerin o meşhur cümlesini hatırlayalım: “Habent sua fata libelli.” Türkçesi şudur; “Kitapların da kendi kaderleri vardır.” Bu cümle, ilk bakışta sadece bir nesnenin...
Halide Halid Araştırmacı yazar “Sonsuzluğa kanat açanlar” dizisinden 2. yazı: Zamanı Değişmeyen Sevgi Azerbaycan seması her zaman tarihimizin sessiz şahidi, ülkemizin huzur ve güvenliğini gökyüzünde koruyan şahinlerin sırdaşı olmuştur.30 Kasım 2021 tarihinde de her zaman olduğu gibi, Vatanın seması ömürlerini ona adamış pilotlara kucağını açarak onları bir sonraki görevlerine...
Halide Halid Araştırmacı yazar “Maziden gelen sesler” “Keşke günlük yarım kalmasaydı…” İlk kez 2004 yılının Mayıs ayında onun hakkında yazmıştım. O zaman bu yazı bir makaleydi. Yıllar geçti, zaman değişti, Karabağ’ın kaderi değişti; ama o günlüğün satırları değişmedi. Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca, Hikmet’in doğum gününde yeniden...
Umut Meriç Berberoğlu İnsanlar bir şey beklerken daha dürüst oluyordu. Bekleme salonları bu yüzden tehlikeliydi. Kim olduğunuzu gizleyemezdiniz; en fazla üstünüze bir palto alırdınız. Ama paltolar gerçeği örterdi, saklamazdı. O gün odada altı sandalye vardı. Yedisi doluydu. Kimse bunu dile getirmedi. Fazlalıklar her zaman sessizce kabul edilirdi; itiraz edilirse çoğalırlar...