Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
14°C
Pazartesi Az Bulutlu
16°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Çok Bulutlu
16°C

Etiket: Ayşe Can

Bir varmış bir yokmuş… Masalların büyülü dünyasında en çok dikkatimizi çeken şey nedir? İyilik mi, kötülük mü, yoksa arada kalmış o tuhaf duygular mı? Bu hafta o masallardan bir başkasına “Uyuyan Güzel” e bir kez daha bakacağız. Bu masalı düşününce benim aklıma hikâyenin kendisinden çok içindeki çelişkiler takılıyor. Masalı şöyle...
7 Nisan 2026 11:19
Bir varmış, bir yokmuş Evvel zaman içinde, masallar diyarında birbirini hiç tanımayan üç genç kız yaşarmış: Pamuk Prenses, Uyuyan Güzel ve Rapunzel. Hikayeleri ayrı ayrı anlatılsa da kaderleri tuhaf bir biçimde birbirine benzer, yolları ise görünmez bir yerde kesişirmiş. Bu hafta o masallardan birine, Pamuk Prenses’e biraz daha yakından bakalım....
1 Nisan 2026 20:54
Isaac Asimov’un 1972’de yayımlanan romanı “İşte Tanrılar”, bilim kurgu edebiyatının sınırlarını genişleten, yalnızca teknik spekülasyonlara değil, insan doğasına ve etik sorumluluğa da odaklanan özgün bir yapıttır. Üç ayrı bölümden oluşan roman, her bir kısımda farklı evrenler, karakterler ve çatışmalar üzerinden ilerlerken, parçalı yapısına rağmen bütünlüklü bir düşünsel çerçeve kurmayı amaçlar....
24 Mart 2026 14:25
Sanatın ve edebiyatın zamanı ölçme biçimi takvimlere benzemez. Onlar yılları, yüzyılları değil, ruh hâllerini, kırılmaları ve değişimleri kaydeder. Bu yüzden her çağın edebiyatı, aslında o çağın insanının iç dünyasının haritasıdır. Günümüzde sanat ve edebiyatın geçirdiği dönüşüm de tam olarak böyle bir harita sunuyor. Hızlı, parçalı, gürültülü ama aynı zamanda şaşırtıcı...
17 Mart 2026 11:06
Modern zamanların gürültüsü içinde “sade” kelimesi neredeyse romantik bir özleme dönüştü. Daha az eşya, daha az söz, daha az telaş… Fakat bütün bu “az”ların içinde çoğu zaman daha çok kaygı saklı. Güney Koreli yazar Hwang Bo-Reum’un Sade Bir Hayat adlı eseri tam da bu gerilimin ortasında duruyor. Kitap, sadeleşmeyi bir...
9 Mart 2026 13:54
Dünya, üzerine titrediğimiz o eski, huzurlu yuva olmaktan çıkıp, her köşesinden dumanların yükseldiği devasa bir yıkım sahasına dönüştü. Gazete manşetlerinden sızan kan, sadece uzak coğrafyaların değil, bizlerinde tadını kaçırıyor. Kaçırmalı da… Vatanlar kaybediliyor, hastaneler birer beton yığınına dönüşüyor, okullar ise artık bilgi değil, sadece korku soluyor. Ancak bu fiziksel yıkımdan...
4 Mart 2026 11:35
Bir çocuğun dünyaya ilk bakışı, sandığımızdan daha derindir. Gözleri henüz harfleri tanımasa da anlam arar; seslerin, yüzlerin, gölgelerin ardındaki gizemi çözmeye çalışır. Çocuk dediğimiz varlık, aslında soruyla doğar. “Bu ne?”, “Neden?”, “Nasıl?” diye başlayan cümleleri, onun zihinsel serüveninin ayak sesleridir. Fakat bu seslerin yankı bulabilmesi için bir zemine ihtiyaç vardır...
23 Şubat 2026 11:53
​Geçmiş, çoğumuz için tozlu raflara kaldırılmış eski bir albüm değil, bugünün ortasında aniden patlayan bir mayındır. Lee Hee-young, Karıştırıcı ile okuru tam da bu mayın tarlasının ortasına, en insani zaafımızla bırakıyor: “Eğer bir şansım olsaydı, her şeyi değiştirir miydim?” Hikâyenin merkezinde 32 yaşındaki Nawoo var. Nawoo, bir sokak kedisinin gizemli...
16 Şubat 2026 13:47
Ayşe Can Bilgin Adalı’nın kaleme aldığı Zaman Bisikleti, ilk bakışta bir çocuk romanı gibi görünse de anlatısının derinliği ve ele aldığı temalarla çocuk edebiyatının sınırlarını aşan, her yaştan okuru içine alan bir eser. Zamanı yalnızca heyecanlı bir serüvenin arka olanı olarak değil, aynı zamanda düşünsel bir sorgulamaya da dönüştüren çok...
10 Şubat 2026 22:42
Zaman, avuçlarımızın arasından usulca akıp giderken geride silinmesi mümkün olmayan izler bırakır. Ne kadar sıkı tutmaya çalışsak da parmaklarımızın arasından süzülen bu akış, bize hem kaybı hem de sürekliliği aynı anda hatırlatır. Bu izlerin en görünür en hissedilir olanı, tabiatın, o muazzam gardırobunu her üç ayda bir değiştirmesidir. Mevsimler, sadece...
5 Şubat 2026 11:09
Zamanın avuçlarımızın arasından bir kum tanesi gibi süzülüp gidişini en çok o malum günde hissederiz. Takvime atılan o kırmızı çentik, sadece bir kutlamanın değil, aynı zamanda geçip gidenin dökümünü yapmanın da işaretidir. Doğum günü, insanın kendi varoluşuna şaşırdığı, aynadaki yüzüyle ilk kez karşılaşıyormuşçasına yabancılaştığı o tuhaf durak… Kim olduğumuzla kim...
1 Şubat 2026 15:10