Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
6°C
Cuma Çok Bulutlu
6°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
8°C
Pazar Az Bulutlu
9°C

Etiket: Ayşe Can

Bir çocuğun dünyaya ilk bakışı, sandığımızdan daha derindir. Gözleri henüz harfleri tanımasa da anlam arar; seslerin, yüzlerin, gölgelerin ardındaki gizemi çözmeye çalışır. Çocuk dediğimiz varlık, aslında soruyla doğar. “Bu ne?”, “Neden?”, “Nasıl?” diye başlayan cümleleri, onun zihinsel serüveninin ayak sesleridir. Fakat bu seslerin yankı bulabilmesi için bir zemine ihtiyaç vardır...
23 Şubat 2026 11:53
​Geçmiş, çoğumuz için tozlu raflara kaldırılmış eski bir albüm değil, bugünün ortasında aniden patlayan bir mayındır. Lee Hee-young, Karıştırıcı ile okuru tam da bu mayın tarlasının ortasına, en insani zaafımızla bırakıyor: “Eğer bir şansım olsaydı, her şeyi değiştirir miydim?” Hikâyenin merkezinde 32 yaşındaki Nawoo var. Nawoo, bir sokak kedisinin gizemli...
16 Şubat 2026 13:47
Ayşe Can Bilgin Adalı’nın kaleme aldığı Zaman Bisikleti, ilk bakışta bir çocuk romanı gibi görünse de anlatısının derinliği ve ele aldığı temalarla çocuk edebiyatının sınırlarını aşan, her yaştan okuru içine alan bir eser. Zamanı yalnızca heyecanlı bir serüvenin arka olanı olarak değil, aynı zamanda düşünsel bir sorgulamaya da dönüştüren çok...
10 Şubat 2026 22:42
Zaman, avuçlarımızın arasından usulca akıp giderken geride silinmesi mümkün olmayan izler bırakır. Ne kadar sıkı tutmaya çalışsak da parmaklarımızın arasından süzülen bu akış, bize hem kaybı hem de sürekliliği aynı anda hatırlatır. Bu izlerin en görünür en hissedilir olanı, tabiatın, o muazzam gardırobunu her üç ayda bir değiştirmesidir. Mevsimler, sadece...
5 Şubat 2026 11:09
Zamanın avuçlarımızın arasından bir kum tanesi gibi süzülüp gidişini en çok o malum günde hissederiz. Takvime atılan o kırmızı çentik, sadece bir kutlamanın değil, aynı zamanda geçip gidenin dökümünü yapmanın da işaretidir. Doğum günü, insanın kendi varoluşuna şaşırdığı, aynadaki yüzüyle ilk kez karşılaşıyormuşçasına yabancılaştığı o tuhaf durak… Kim olduğumuzla kim...
1 Şubat 2026 15:10
Bir zamanlar edebiyat dünyasının kalbi, matbaadan henüz çıkmış, mürekkep kokusu üzerinde tüten dergi sayfalarında atardı. Bir derginin yeni sayısını beklemek, uzak bir dosttan gelecek mektubu beklemek gibi heyecan verici ve bir o kadar da kıymetliydi. Bugün ise o raflar, üzerlerine çöken tozlu bir sessizlikle baş başa. Türkiye’de basılı dergicilik, dijitalleşen...
28 Ocak 2026 23:13
​Ayşe Can İnsan, doğduğu toprağa benzer derler. Bizim hikâyemiz de bir bozkır rüzgârıyla başlar, sarp dağların sessizliğiyle demlenir ve nihayetinde al bayrağın gölgesinde huzur bulur. Türk olmak, sadece bir kimlik meselesi değil, kuşaktan kuşağa devredilen bir emanetin, ağır ama bir o kadar da onurlu yükünü omuzlamaktır. ​Vatan sevgisi bizim için...
22 Ocak 2026 23:29
Eski kütüphanelerin o kendine has, tozla karışmış kâğıt kokusunda insanı sarsan bir şeyler vardır. Bu koku, sadece bir malzemenin bozulmaya yüz tutuşunu değil, yaşanmışlıkların sessiz fısıltısını taşır. Latinlerin o meşhur cümlesini hatırlayalım: “Habent sua fata libelli.” Türkçesi şudur; “Kitapların da kendi kaderleri vardır.” Bu cümle, ilk bakışta sadece bir nesnenin...
19 Ocak 2026 11:52
Dünya, henüz ilk insan ilk heceyi telaffuz etmeden önce de oradaydı. Rüzgâr esiyor, sular çağlıyor, toprak kendi devinimini sürdürüyordu. Ancak her şey, ona bir isim verdiğimiz an değişti. Varlığı bir kalıba döktüğümüz, ona sesle bir sınır çizdiğimiz o ilk andan beri, kelimelerle örülü bir evrende yaşıyoruz. Kelimeler sadece iletişim kurmaya...
15 Ocak 2026 09:19
Körburun’un kapağını kapattığımda içimde tuhaf bir tortu kaldı. Hani bazı kitaplar vardır, bittiğinde sanki o evrenin kapısı yüzünüze sertçe kapanmış gibi hissedersiniz; Körburun öyle değil. Daha çok, sisli bir havada kıyıdan uzaklaşan bir vapurun güvertesindeymişim gibi hissettirdi. Ada yavaş yavaş gözden kayboluyor ama rüzgârı hala yüzümüze temas etmeye devam eder....
14 Ocak 2026 13:51
Ayşe Can Çocukluğun o bitmek bilmeyen ikindi vakitlerini hatırlıyor musun? Güneşin rengi bal sarısına dönerdi de annelerimizin sesi uzaklardan bir melodi gibi gelirdi kulağımıza. İşte o zamanlarda, mahalle parkının en köşesinde, zincirleri paslanmış bir salıncak dururdu. Kimse ona binmezdi. Hep bir başına beklerdi. Geçen gün eski mahallemin yanından geçerken o...
11 Ocak 2026 14:23